Yeniden Refah Partisi Genel Merkez Kocaeli İl Sorumlusu Yaşar Birgül, 28 Şubat post-modern darbesinin yıl dönümü dolayısıyla yazılı bir basın açıklaması yaptı. 28 Şubat sürecini yalnızca askeri bir müdahale olarak görmediklerini belirten Birgül, bu dönemin Türkiye’nin bağımsızlık hamlelerine karşı planlanmış kapsamlı bir operasyon olduğunu savundu. Açıklamasında özellikle merhum Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ın ekonomi ve dış politika vizyonuna dikkat çeken Birgül, 28 Şubat’ın arkasındaki dinamiklerin iyi okunması gerektiğini vurguladı. 28 Şubat’ın Türkiye siyasi tarihindeki etkilerinin hâlâ hissedildiğini ifade eden Birgül, sürecin ekonomik ve toplumsal sonuçlarının da unutulmaması gerektiğini dile getirdi.
28 Şubat Süreci ve “Dış Operasyon” Vurgusu
Yaşar Birgül, 28 Şubat açıklamasında süreci “post-modern darbe” olarak nitelendirirken, bunun yalnızca askeri bir müdahale olmadığını ifade etti. 28 Şubat’ın, küresel güç odakları ile yerli işbirlikçilerin ortak hareket ettiği bir süreç olduğunu savunan Birgül, özellikle dönemin siyasi atmosferine dikkat çekti.
Birgül’e göre 28 Şubat, Türkiye’nin kendi ekonomik ve siyasi rotasını belirleme çabasına karşı devreye sokulan bir müdahaleydi. Refah-Yol hükümeti döneminde atılan adımların bazı çevreleri rahatsız ettiğini belirten Birgül, bu rahatsızlığın 28 Şubat süreciyle sonuçlandığını dile getirdi. Türkiye’nin bağımsız ekonomi politikaları geliştirme arayışının hedef alındığını öne süren Birgül, 28 Şubat’ın bu yönüyle sadece iç siyasi bir kriz değil, aynı zamanda uluslararası boyutu olan bir kırılma olduğunu ifade etti.
Necmettin Erbakan’ın Politikaları ve 28 Şubat’ın Arka Planı
Açıklamada merhum Necmettin Erbakan’ın küresel sisteme yönelik eleştirilerine geniş yer verildi. Yaşar Birgül, Erbakan’ın özellikle faiz karşıtı ekonomi yaklaşımı ve alternatif finans modelleriyle dikkat çektiğini hatırlattı. “İslam Dinarı” ve D-8 girişimi gibi projelerin, o dönemde uluslararası dengeleri etkileyebilecek adımlar olarak görüldüğünü savundu.
Birgül, 28 Şubat’ın arka planında bu politikaların bulunduğunu öne sürerek, Erbakan’ın duruşunun bazı küresel çevreleri rahatsız ettiğini ifade etti. Ona göre 28 Şubat post-modern darbesi, yalnızca hükümeti hedef almadı; aynı zamanda Türkiye’nin ekonomik bağımsızlık arayışına da set çekti. Bu değerlendirmeyle birlikte 28 Şubat’ın siyasi sonuçlarının yanı sıra ideolojik ve ekonomik yönlerine de dikkat çekildi.
“Beşli Çete” ve Demokrasi Eleştirisi
Yaşar Birgül, 28 Şubat sürecinde etkili olduğunu öne sürdüğü sivil toplum ve meslek kuruluşlarını da eleştirdi. Kamuoyunda “Beşli Çete” olarak anılan Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu (TİSK), Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK), Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB), Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu (TÜRK-İŞ) ve Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) gibi kuruluşların sürece destek verdiğini iddia etti.
28 Şubat’ın Türkiye tarihindeki en kapsamlı ve etkili darbe süreçlerinden biri olduğunu belirten Birgül, bu yapıların demokrasi sınavını geçemediğini savundu. İşçi, işveren ve esnaf kesimlerinin temsil edildiği bu kurumların, o dönemde siyasi iradeye karşı konumlandığını öne süren Birgül, 28 Şubat’ın toplumsal hafızada derin izler bıraktığını ifade etti.

Ekonomik Sonuçlar ve “Havuz Sistemi” Tartışması
Açıklamada 54. Hükümet döneminde uygulanan “Havuz Sistemi”ne de değinildi. Birgül, bu sistemle kamu kaynaklarının tek elde toplanarak faiz yükünün azaltıldığını ve bütçe disiplininin sağlandığını savundu. 28 Şubat sonrasında ise ekonomik dengelerin bozulduğunu ileri süren Birgül, Türkiye’nin ciddi bir finansal kriz sürecine sürüklendiğini iddia etti.
Ekonomik politikaların değişmesiyle birlikte rantiye düzeninin yeniden güç kazandığını savunan Birgül, 28 Şubat’ın yalnızca siyasi değil ekonomik sonuçlarıyla da değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Bu yönüyle 28 Şubat sürecinin, Türkiye’nin mali yapısında kalıcı etkiler bıraktığını ifade etti.
Erbakan’ı Anma ve “Yeni Bir Dünya” Vurgusu
Yaşar Birgül, açıklamasının sonunda 28 Şubat yıl dönümünün, aynı zamanda Necmettin Erbakan’ın vefat yıl dönümüne denk geldiğini hatırlattı. Erbakan’ın “Yaşanabilir Bir Türkiye” ve “Yeni Bir Dünya” ideallerine vurgu yapan Birgül, onun fikirlerinin bugün de güncelliğini koruduğunu dile getirdi.
“28 Şubat bin yıl sürecek” söylemini hatırlatan Birgül, aradan geçen yıllara rağmen 28 Şubat’ın siyasi hafızadaki yerini koruduğunu ifade etti. Erbakan’ı rahmet ve minnetle andıklarını belirten Birgül, 28 Şubat sürecinin doğru anlaşılmasının, Türkiye’nin demokratik geleceği açısından önemli olduğunu sözlerine ekledi.





