Türkiye’de lise ve üniversiteden mezun olan gençler, eğitim hayatlarının sona ermesinin ardından da belirli bir süre sağlık güvencesini koruyor. Mevcut düzenleme kapsamında yeni mezunlar, iki yıl boyunca Genel Sağlık Sigortası (GSS) primi ödemeden devlet tarafından sunulan sağlık hizmetlerinden faydalanabiliyor.
İKİ YILLIK PRİM MUAFİYETİ SAĞLANIYOR
2016 yılında yürürlüğe giren uygulama ile öğrencilik statüsü sona eren lise ve üniversite mezunlarına iki yıllık GSS prim muafiyeti tanınıyor. Bu süre boyunca gençler, herhangi bir prim ödemeksizin başta devlet hastaneleri olmak üzere kamu sağlık kuruluşlarından hizmet alabiliyor.
Uygulamadan; liseden mezun olduktan sonra eğitimine devam etmeyenler, üniversite eğitimini tamamlayanlar ve öğrencilik statüsü sona eren gençler yararlanabiliyor.
EĞİTİMİNE DEVAM EDENLERİN GÜVENCESİ SÜRÜYOR
Lise eğitiminin ardından üniversiteye başlayan ya da üniversite mezuniyetinden sonra yüksek lisans eğitimine devam eden kişilerin öğrencilik statüsü sürdüğü için sağlık güvenceleri de kesintisiz olarak devam ediyor.
SAĞLIK HİZMETLERİNDEN KESİNTİSİZ YARARLANMA İMKÂNI
Örneğin, 1 Temmuz 2026 tarihinde üniversiteden mezun olan bir kişi, 2 Temmuz 2028 tarihine kadar GSS primi ödemeden sağlık hizmetlerinden yararlanabiliyor. Benzer şekilde, 26 Haziran 2026 tarihinde liseden mezun olup eğitimine devam etmeyen bir genç de 27 Haziran 2028’e kadar bu haktan faydalanabiliyor.
Ayrıca bu süre içerisinde kişinin GSS prim borcunun bulunması, sağlık hizmetlerinden yararlanmasına engel teşkil etmiyor.
GSS SİSTEMİ NASIL İŞLİYOR?
Türkiye’de 1 Ocak 2012 tarihinden bu yana herkes Genel Sağlık Sigortası sistemi kapsamında yer alıyor. Sosyal güvencesi bulunmayan kişiler için gelir testi uygulanırken, yeni mezunlara tanınan iki yıllık prim muafiyeti sayesinde gençler iş bulana veya başka bir sosyal güvence kapsamına girene kadar herhangi bir GSS primi ödemeden sağlık hizmetlerinden yararlanabiliyor.
GENÇLERİN EKONOMİK YÜKÜ HAFİFLETİLİYOR
Söz konusu uygulama, özellikle iş arama sürecindeki gençlerin sağlık güvencesinin kesintisiz devam etmesini sağlarken, aynı zamanda ekonomik yüklerinin hafifletilmesine de katkı sunuyor. Böylece yeni mezunlar, çalışma hayatına geçiş sürecinde sağlık hizmetlerine erişim konusunda herhangi bir mağduriyet yaşamıyor.




