Karın ağrısı, bulantı ve kusma şikâyetleriyle sağlık kuruluşlarına başvuran hastalarda zaman zaman beklenmedik tanılarla karşılaşılabiliyor. Atakent Cihan Hastanesi Genel Cerrahi Polikliniği’ne başvuran bir hastada yapılan detaylı tetkikler sonucunda hem mide fıtığı hem de midede bezoar olarak adlandırılan yabancı cisim tespit edildi. Üst sindirim sistemi endoskopisi ve yapılan değerlendirmeler sonrası hastanın cerrahi tedaviye ihtiyaç duyduğu belirlendi. Genel cerrahi ekibi tarafından planlanan operasyonda laparoskopik yani kapalı yöntem tercih edildi. Aynı ameliyatta hem mide fıtığı onarıldı hem de midede biriken bezoar kitleleri çıkarıldı. Operasyonun ardından hasta kısa sürede toparlanarak taburcu edildi.
Bezoar Nedir, Nasıl Oluşur?
Tıp literatüründe bezoar, mide veya bağırsaklarda biriken sindirilemeyen gıda parçalarının zamanla sertleşerek kitle haline gelmesiyle oluşan yapılar olarak tanımlanıyor. Özellikle lifli gıdaların aşırı tüketimi, bazı mide hastalıkları veya sindirim sisteminin normalden yavaş çalışması bezoar oluşumuna zemin hazırlayabiliyor.
Uzmanlara göre mide içinde oluşan bezoar kitleleri, başlangıçta fark edilmese de zamanla bazı şikâyetlere neden olabiliyor. Bu belirtiler arasında en sık görülenler ise karın ağrısı, bulantı, kusma, mide dolgunluğu ve iştahsızlık olarak sıralanıyor. Bazı vakalarda mide çıkışını tıkayabilecek kadar büyüyebilen bezoarlar, hastanın günlük yaşam kalitesini ciddi şekilde etkileyebiliyor.
Atakent Cihan Hastanesi’ne başvuran hastada da yapılan üst sindirim sistemi endoskopisi sırasında midede birden fazla bezoar olduğu tespit edildi. Aynı değerlendirmelerde ayrıca mide fıtığı bulunduğu da belirlenince tedavinin cerrahi olarak planlanmasına karar verildi.
Mide Fıtığı ve Bezoar Aynı Ameliyatta Tedavi Edildi
Hastaya uygulanan cerrahi işlem laparoskopik yani kapalı yöntemle gerçekleştirildi. Bu yöntem, karın duvarında küçük kesiler açılarak yapılan ve iyileşme sürecini hızlandıran modern bir cerrahi teknik olarak biliniyor.
Operasyon sırasında ilk olarak mide fıtığı onarımı gerçekleştirildi. Ardından reflü oluşumunu önlemeye yönelik cerrahi düzenleme yapıldı. Cerrahi ekibi, mideyi kontrollü şekilde açarak içeride bulunan bezoar kitlelerini kapalı yöntemle çıkardı. Böylece hem mide fıtığı hem de mide bezoarı tek seansta tedavi edilmiş oldu.
Uzmanlar, özellikle kapalı cerrahi yöntemlerin hastalar açısından önemli avantajlar sağladığını belirtiyor. Daha küçük kesilerle yapılan bu operasyonlarda ameliyat sonrası ağrı daha az oluyor, hastaların hastanede kalış süresi kısalıyor ve günlük yaşama dönüş daha hızlı gerçekleşiyor.
Operasyonu Deneyimli Cerrahi Ekip Gerçekleştirdi
Atakent Cihan Hastanesi’nde gerçekleştirilen operasyon, Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Coşkun Polat ve Op. Dr. Hakan Sarsılmaz tarafından yapıldı. Ameliyat sürecinde anestezi yönetimini ise Anestezi Uzmanı Dr. Volkan Kıvrak üstlendi.
Cerrahi müdahalenin ardından hastanın takip süreci hastanede yakından izlendi. Ameliyat sonrası herhangi bir komplikasyon gelişmediği belirtilirken hastanın genel durumunun iyi olduğu ifade edildi. Tedavi süreci planlandığı şekilde ilerleyen hasta, operasyonun ardından dördüncü gün sağlıklı şekilde taburcu edildi.
Hasta: “Başarılı Bir Ameliyat Geçirdim”
Operasyon sonrası sağlık durumunun iyi olduğunu ifade eden Fırat Yılmaz, süreç boyunca kendisine gösterilen ilgiden memnun kaldığını söyledi. Başarılı geçen ameliyat sonrası rahatladığını belirten Yılmaz, “Şikâyetlerim nedeniyle hastaneye başvurdum. Yapılan tetkiklerde mide fıtığı ve mide bezoarı tespit edildi. Doktorlarım süreci ayrıntılı şekilde anlattı. Ameliyatım başarılı geçti. İlgi ve emekleri için tüm hekimlere ve hastane ekibine teşekkür ediyorum” dedi.
Modern Cerrahi Yöntemlerle Tedavi İmkânı
Atakent Cihan Hastanesi yetkilileri, gelişmiş cerrahi teknikler ve deneyimli ekiplerle hastalara modern tedavi seçenekleri sunduklarını belirtiyor. Özellikle mide fıtığı tedavisi, bezoar çıkarılması ve laparoskopik cerrahi uygulamaları gibi alanlarda multidisipliner bir yaklaşım benimsendiği ifade ediliyor.
Yetkililer, sindirim sistemiyle ilgili karın ağrısı, bulantı, kusma ve mide şikâyetleri yaşayan kişilerin gecikmeden sağlık kuruluşlarına başvurmalarının erken teşhis açısından büyük önem taşıdığını vurguluyor.





