KOCAELİ'DE BUGÜN ELEKTRİK KESİNTİSİ! İŞTE 29 HAZİRAN 2026 MAHALLE MAHALLE KESİNTİ LİSTESİ
KOCAELİ'DE BUGÜN ELEKTRİK KESİNTİSİ! İŞTE 29 HAZİRAN 2026 MAHALLE MAHALLE KESİNTİ LİSTESİ
İçeriği Görüntüle

Kocaeli'de yaklaşık 730 işçinin istihdam edildiği Bekaert’in İzmit ve Kartepe fabrikalarında sular durulmuyor. Toplu iş sözleşmesi görüşmelerinde uzlaşı sağlanamaması üzerine başlayan ve tam 29 gün süren grev dalgası, işveren ile Özçelik-İş Sendikası arasında varılan anlaşmayla noktalanmıştı. Ancak işçilerin iş başı yapmasının üzerinden çok kısa bir süre geçmesine rağmen Belçika merkezli sanayi devinden şok edici bir karar geldi.

"Ekonomik daralma ve Türkiye’deki yüksek işçilik maliyetleri" bahanesini öne süren Bekaert yönetimi, 113 işçinin işten çıkarılması için süreci resmen başlattı. Temmuz ayı sonuna kadar tamamlanması beklenen bu işçi kıyımı, fabrikada ve kent kamuoyunda büyük bir krize yol açtı. İşte krizin perde arkasındaki tüm detaylar...

ÜRETİM KAPASİTESİ DÜŞÜRÜLÜYOR: HEDEFTE EYT'Lİ İŞÇİLER VAR!

İşçilerden ve sendika yetkililerinden edinilen bilgilere göre, şirketin küçülme planı sadece işçi çıkarmakla sınırlı kalmıyor. Fabrikadaki üretim hacminde de devasa bir frene basılırken, faturanın ağırlıklı olarak tecrübeli işçilere kesildiği görülüyor:

  • Üretime Büyük Tırpan: Bekaert yönetimi, yıllık 84 bin ton olan toplam üretim kapasitesini 55 bin tona kadar düşüreceğini çalışanlara tebliğ etti.

  • EYT'liler Tasfiye Ediliyor: İşten çıkarma kararı verilen 113 çalışanın yaklaşık yüzde 65'ini, EYT yasasıyla emeklilik hakkı kazanmış ancak üretime destek olmak için çalışmaya devam eden tecrübeli işçiler oluşturuyor.

  • Temmuz Sonunda Tamamlanacak: Son iki yılda zaten 60 işçinin işten çıkarıldığını hatırlatan yetkililer, 18 Haziran itibarıyla hız kazanan bu son kıyım listesinin Temmuz ayı sonuna kadar tamamen fabrikadan uzaklaştırılacağını öngörüyor.

  • Ekran Görüntüsü 2026 06 29 171528

23 HAZİRAN'DA 44 İŞÇİ ÇIKARILDI: TAZMİNAT AMBARGOSU VE "İŞE ALIM" ÇELİŞKİSİ!

Sürecin perde arkasından sızan bilgiler, fabrikadaki gerilimi ve adaletsizlik iddialarını daha da tırmandırdı. Küçülme planı doğrultusunda geçtiğimiz 23 Haziran tarihinde tam 44 işçinin çıkışı resmen verildi. Bu çıkışların ardından yönetimin sergilediği tutum ise büyük tepki topladı:

  • Hakkını Arayana Tazminat Engeli: Şirketin sunduğu şartları kabul edip hukuki yollara başvurmayacağını taahhüt eden işçilerin tazminatları 2-3 gün içinde hesaplarına yatırıldı. Ancak anayasal haklarını aramak ve içeride kalan haklarını tahsil etmek için mahkeme sürecini başlatan işçilere adeta ambargo uygulandı ve hak ettikleri tazminatların ödenmesi tamamen durduruldu.

  • Büyük Çelişki: İşçileri en çok öfkelendiren durum ise çifte standart oldu. Bir yandan işçilere "küresel kriz var, küçülmeye gidiyoruz" denilerek çıkış verilirken, Bekaert’ın diğer fabrikasında eş zamanlı olarak yeni işçi alımlarının yapıldığı ortaya çıktı.

ESKİ ÇALIŞANLARA KAPI DUVAR: HELALLEŞMEYE BİLE İZİN VERİLMEDİ!

Yaşanan bu süreçte Bekaert yönetiminin sergilediği katı tutum sadece hukuki ve mali boyutla sınırlı kalmadı, işin insani boyutunda da derin yaralar açtı.

Yıllarca fabrikaya emek veren, gece gündüz demeden tezgah başında ter döken ve iş akitleri haksızca feshedilen işçiler, içeride kalan mesai arkadaşlarıyla vedalaşmak istedi. Ancak yılların getirdiği dostluk ve helalleşme duygusuyla fabrikaya giden eski çalışanlar, yönetimden gelen kesin talimat doğrultusunda içeri alınmadı.

Yıllarca üretim yaptıkları fabrikanın kapısında adeta birer "yabancı" muamelesi gören ve nizamiyeden geri çevrilen işçiler, bu büyük vefasızlığa isyan etti. Yönetimin bu katı uygulaması, hem çıkarılan işçilerde hem de içeride diken üstünde çalışmaya devam eden işçiler arasında büyük bir moral bozukluğuna yol açtı.