Başbay, “Bugün burada hesap sormak için bulunuyoruz. Çünkü okullar kan gölüne dönüyor ama sorumlular hâlâ izlemekle yetiniyor” diyerek tepkisini dile getirdi. Siverek’te yaşanan saldırının münferit bir olay olmadığını vurgulayan Başbay, bu durumun eğitim sistemindeki yapısal sorunların bir sonucu olduğunu ifade etti.
Eğitimin ve öğretmenliğin yıllardır sistemli şekilde değersizleştirildiğini savunan Başbay, “Bu saldırı; gençliğin geleceksizleştirildiğinin ve okulların sahipsiz bırakıldığının açık ilanıdır” dedi. Mevcut eğitim sisteminin öğrencilere umut vermediğini belirten Başbay, gençlerin gelecek kaygısı ve umutsuzluk içinde olduğunu söyledi.
Açıklamasında dikkat çeken ifadeler kullanan Başbay, yaşanan toplumsal tabloyu şu sözlerle özetledi:
“Gençlerimiz hayal kuramıyor, yarına inanamıyor. Çünkü bu sistem onları hayata değil, çaresizliğe ve öfkeye sürüklüyor. Ve o öfke bugün okul koridorlarında silah sesi olarak yankılanıyor.”
Siverek’teki saldırıda 10 öğrenci, 4 öğretmen, 1 kantin çalışanı ve 1 polis memurunun yaralandığını hatırlatan Başbay, olayın ciddiyetine dikkat çekerek, “Çocukların panikle camlardan atladığı bu saldırı artık ‘münferit’ denilerek geçiştirilemez. Bu bir çöküştür, eğitimde güvenlik politikasının iflasıdır” ifadelerini kullandı.
Okullarda güvenliğin sağlanamadığını belirten Başbay, öğretmenlerin ders anlatırken can güvenliği endişesi taşıdığını, öğrencilerin ise okula giderken güvende olup olmayacaklarını düşündüğünü dile getirdi. Bu durumun kabul edilemez olduğunu vurgulayan Başbay, sorumluların gerekli adımları atmadığını savundu.
Eğitim politikalarına yönelik eleştirilerde de bulunan Başbay, “Eğitimi bilimsellikten, laiklikten ve kamusal sorumluluktan koparanlar bu tablonun sorumlusudur” dedi. Okulların ideolojik ve piyasacı anlayışlara teslim edildiğini öne süren Başbay, yetkililerin sorumluluk almaktan kaçındığını ifade etti.
Başbay, okullarda güvenliğin bir tercih değil, devletin temel görevi olduğunu vurgulayarak, “Rehberlik ve psikolojik danışmanlık hizmetleri vitrin süsü değildir, hayati bir ihtiyaçtır. Öğretmenin ve öğrencinin can güvenliğini sağlayamayan hiçbir yönetim bu sorumluluktan kaçamaz” şeklinde konuştu.
Eğitim-İş’in taleplerini de sıralayan Başbay, okullarda kadrolu güvenlik görevlisi bulundurulması, revir ve sağlık personeli görevlendirilmesi, rehber öğretmen sayısının artırılması, kalabalık sınıfların azaltılması ve öğrencilere ücretsiz, sağlıklı yemek sağlanması gerektiğini belirtti.
Ayrıca sosyal hizmetler sistemi ile okullar arasında daha güçlü bir bağ kurulması gerektiğini ifade eden Başbay, eğitim emekçileri üzerindeki baskının da sona erdirilmesi çağrısında bulundu.
Son olarak Başbay, “Eğer bir öğretmenin ya da bir öğrencinin daha saçının teline zarar gelirse bunun sorumluları bellidir. İşte bu yüzden buradayız ve artık yeter diyoruz” diyerek açıklamasını tamamladı.




