Kayıt Altında Ret, Sonrasında Dava
Olayda, 35 yaşındaki gebe hasta, hekimi tarafından önerilen ikili tarama ve üçlü tarama testlerini kabul etmeyerek,
“Hayır, istemiyorum. Allah’tan gelene diyecek bir şey yok.”
ifadelerini kullandı.
Hastanın bu kararı yalnızca sözlü kalmadı. Ret beyanı epikriz raporuna açık şekilde kaydedildi. Ayrıca hasta, gebeliğin 14. ve 17. haftalarında testleri istemediğini tekrar ederek kararını sürdürdü. Tüm bu süreç resmi tıbbi kayıtlarla belgelendi.
Doğum Sonrası Şikâyet: “Test Yapılmadı”
Doğumun ardından bebeğin Down sendromlu dünyaya gelmesi üzerine hasta bu kez,
“Tarama testleri yapılmadı”
iddiasıyla hekime karşı dava açtı ve yüksek tutarda tazminat talep etti.
Bilirkişi: “Hekime Kusur Yüklenemez”
Mahkemeye sunulan bilirkişi raporlarında;
Hekimin kusurunun bulunmadığı,
Hastanın testleri açıkça reddettiği,
Ret kararının tıbbi kayıtlarda yer aldığı,
Tazminat şartlarının oluşmadığı
net biçimde ifade edildi.
Ancak mahkeme;
Hastanın iki ayrı haftada tekrarlanan ret beyanlarını,
“Riskler anlatıldı” kayıtlarını,
Bilirkişi raporlarını
dikkate almadı.
Mahkeme Kararı: 77 Milyon 482 Bin Lira
Mahkeme, hekimin hastanın talebine uymasına rağmen toplamda 77 milyon 482 bin 262 TL ödeme yapmasına hükmetti.
Karar kapsamında;
43,7 milyon TL maddi tazminat
225 bin TL manevi tazminat
3 milyon TL harç
1,6 milyon TL yargılama gideri
Faizlerle birlikte toplam 77,4 milyon TL
yükümlülük getirildi.
HEKİMSEN: “Bu Karar Kabul Edilemez”
Hekim-Sen tarafından yapılan açıklamada karara sert tepki gösterildi. Açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“Hekim, hastanın kendi iradesine saygı gösterdiği için cezalandırılamaz.”
“Kayıtlı hasta reddi yok sayılmıştır.”
“Bu karar tıbbi kayıt sistemini işlevsiz hale getirir.”
“Ortaya çıkan tablo sağlık sistemini zora sokacak emsal bir karardır.”
Sendikanın hukuk birimi tarafından istinaf başvurusunun yapıldığı ve sürecin sonuna kadar takip edileceği duyuruldu.
Sağlık Camiasından Kamuoyuna Çağrı
Kararın yalnızca bir hekimi değil;
Tüm sağlık çalışanlarını,
Gebe takip süreçlerini,
Tıbbi kayıtların hukuki güvenilirliğini,
Hekim–hasta arasındaki güven ilişkisini
doğrudan etkilediği vurgulandı.
Sağlık camiası şu mesajlarla sesini yükseltti:
“Hekim yalnız değildir.”
“Hastanın kayıtlı kararına uymak suç değildir.”
“Hakkaniyetli ve adil bir yargılama istiyoruz.”