Kocaeli’nin İzmit ilçesinde dededen toruna sürdürülen 40 yıllık turşu geleneği, kış aylarında yoğun ilgi görüyor. Özellikle havaların soğumasıyla birlikte bağışıklık sistemini güçlendirmek isteyen vatandaşlar, doğal probiyotik kaynağı olarak bilinen turşu ve turşu suyuna yöneliyor. Dededen toruna geçen bu 40 yıllık lezzetin üçüncü kuşak temsilcisi Cenk Zengin, kış aylarında turşu satışlarının ve özellikle turşu suyuna olan talebin belirgin şekilde arttığını ifade ediyor. İzmit’te yıllardır aynı dükkânda sürdürülen bu gelenek, hem lezzeti hem de şifa arayanların adresi olmaya devam ediyor.

Dededen Toruna 40 Yıllık Turşu Geleneği

Dededen toruna aktarılan 40 yıllık turşu geleneği, sadece bir meslek değil, aynı zamanda bir aile mirası olarak yaşatılıyor. Üçüncü kuşak turşucu Cenk Zengin, henüz 9 yaşındayken tezgâhın başına geçtiğini ve yaklaşık 31 yıldır turşuculuğun içinde olduğunu söylüyor. Dededen toruna süregelen bu 40 yıllık lezzetin, yıllar içinde İzmit’te önemli bir alışkanlığa dönüştüğünü belirten Zengin, dükkânın mahalle kültürünün bir parçası haline geldiğini ifade ediyor. Çocukken babasına turşu alan müşterilerin bugün kendi çocuklarıyla gelmesi, dededen toruna aktarılan bu geleneğin canlılığını koruduğunu gösteriyor.

Fatma Kaplan Hürriyet: ''Bu Siyaset Değil, Bir Tutum Eleştirisi''
Fatma Kaplan Hürriyet: ''Bu Siyaset Değil, Bir Tutum Eleştirisi''
İçeriği Görüntüle

Kış Aylarında Turşu ve Turşu Suyuna Yoğun Talep

Kış aylarında turşu ve özellikle turşu suyuna olan ilginin arttığını vurgulayan Zengin, bağışıklık sistemini güçlendirmek isteyen vatandaşların sık sık dükkânın yolunu tuttuğunu söylüyor. 40 yıllık turşu lezzetinin kış aylarında daha fazla tercih edildiğini belirten Zengin’e göre, özellikle pancar turşusu ve pancar turşu suyu ön plana çıkıyor. Soğuk havalarda gribe karşı doğal destek arayan vatandaşlar, kış aylarında turşu suyunu adeta bir şifa kaynağı olarak görüyor. Bu yoğunluk, dededen toruna sürdürülen turşuculuk geleneğinin bugün hâlâ ne kadar güçlü olduğunu ortaya koyuyor.

“Yenilebilen Her Şeyin Turşusu Olur”

Tezgâhında yaklaşık 40 çeşit turşu bulunduğunu belirten Cenk Zengin, meyve turşularıyla birlikte bu sayının 80-90’a kadar çıktığını dile getiriyor. Dededen toruna gelen 40 yıllık tecrübeyle her ürüne yaklaştıklarını söyleyen Zengin, “Yenilebilen her şeyin turşusu olur” sözleriyle çeşitlilik konusundaki iddialarını ortaya koyuyor. Kış aylarında bu çeşitliliğin daha da ilgi gördüğünü ifade eden Zengin, turşunun sadece sofralara lezzet katmadığını, aynı zamanda bağışıklık sistemini güçlendirmeye yardımcı olduğunu söylüyor. Bu yaklaşım, 40 yıllık turşu lezzetinin neden hâlâ tercih edildiğini açıkça gösteriyor.

Mahallenin Doğal İlacı: Turşu Suyu

Turşu suyunun mahallede “doğal ilaç” olarak anıldığını dile getiren Zengin, kış aylarında bu algının daha da güçlendiğini belirtiyor. Grip, boğaz ağrısı ya da halsizlik hisseden birçok kişinin, kış aylarında doğrudan turşucuya geldiğini anlatan Zengin, özellikle acılı turşu suyunun tercih edildiğini söylüyor. Turşu suyunun sindirim sistemine katkı sağladığını, pancar ve lahana gibi ürünlerin bağışıklık sistemini desteklediğinin sıkça dile getirildiğini aktarıyor. Dededen toruna aktarılan bu 40 yıllık turşu kültürü, kış aylarında adeta mahallenin doğal ecza deposu görevini üstleniyor.

Dördüncü Kuşak İçin 40 Yıllık Lezzet Yaşatılıyor

Dededen toruna sürdürülen 40 yıllık turşu geleneğinin geleceğe taşınması için dördüncü kuşağın da yetiştirildiğini söyleyen Cenk Zengin, bu dükkânın aileleri için sadece bir iş yeri olmadığını vurguluyor. Kış aylarında artan ilginin kendileri için ayrı bir motivasyon kaynağı olduğunu belirten Zengin, dededen toruna aktarılan bu lezzetin uzun yıllar boyunca yaşatılmasını hedeflediklerini ifade ediyor. Turşu, turşu suyu ve bu kültür, İzmit’te kış aylarının vazgeçilmezleri arasında yer almaya devam ediyor.

Kaynak: İHA