Kocaeli Haber

KÖTÜ KARNE KORKUSU İLE KAÇTI DONMAK ÜZEREYKEN UYANDI, 300 ESERLİK BİR HAYAT KURDU

Kötü karne korkusuyla evden kaçan ve cami avlusunda donma tehlikesi geçiren Akan Uran, yaşadığı travma sonrası başladığı resimle hayatını yeniden kurdu. 33 yaşındaki Uran, şimdi dördüncü kişisel sergisini açmanın gururunu yaşıyor.

Loading...

Abone Ol

Kocaeli’de ortaokul yıllarında aldığı zayıf notlar nedeniyle ailesine karnesini göstermeye cesaret edemeyen Akan Uran’ın hayatı, o kış gecesi geri dönülmez biçimde değişti. Evden ayrılıp başka bir ilçeye kadar yürüyen Uran, geceyi geçirmek için sığındığı cami avlusunda donma tehlikesi yaşadı. Uyandığında ise hem fiziksel hem de ruhsal olarak derin bir sürecin içine girmişti. Yaşadığı travmanın ardından psikolojik rahatsızlıklar başlayan ve yüzde 45 engelli raporu verilen Uran, uzun süren tedavi döneminde resimle tanıştı. Bugün 300’ü aşkın esere imza atan 33 yaşındaki sanatçı, açtığı dördüncü kişisel sergiyle geçmişin izlerini sanatla dönüştürüyor.

CAMİ AVLUSUNDA BAŞLAYAN ZORLU SÜREÇ

Yaklaşık 15 yaşındayken karnesindeki zayıf notlar nedeniyle büyük bir korku yaşayan Uran, sınıfta kalacağını düşünerek evden ayrıldı. Uzun süre yürüdüğünü ve akşam saatlerinde kalacak yer bulamadığını anlatan Uran, çareyi bir cami avlusuna sığınmakta buldu. Kış mevsiminin sert geçtiği günlerden biriydi. Soğuk hava altında uyuyakalan Uran, donmak üzereyken duyduğu bir sesle uyandığını ifade etti. O anın hayatındaki kırılma noktası olduğunu belirten Uran, eğer uyanmasaydı hayatta olmayabileceğini söyledi.

Yaşadığı bu olayın ardından yoğun korku ve kaygı hissettiğini dile getiren Uran, zamanla farklı sesler duymaya başladığını ve tedavi sürecinin bu şekilde başladığını aktardı. Uzman kontrolünde geçen yıllar boyunca hem psikolojik destek aldı hem de günlük yaşamını yeniden kurmaya çalıştı. Bu süreç, onun için yalnızca bir hastalık dönemi değil; aynı zamanda kendini yeniden tanıma süreci oldu.

RESİMLE GELEN İYİLEŞME VE YENİDEN BAŞLANGIÇ

Rahatsızlığının ilk dönemlerinde sosyal çevresiyle bağını büyük ölçüde koparan Uran, uzun süre evden çıkmadığını belirtti. Bu dönemde eline aldığı kalem ise onun için bir ifade aracına dönüştü. Başlangıçta kendi imkânlarıyla karakalem çalışmalar yapan Uran, zamanla çizimlerinin kendisini rahatlattığını fark etti. Resim yapmak, hem iç dünyasını dışa vurmasına hem de zihnini toparlamasına yardımcı oldu.

Ortaokul eğitimini tamamladıktan sonra çeşitli sanat eğitimlerine katılan Uran, teknik bilgisini geliştirdi. Karakalem çalışmaların yanı sıra çizgi film karakterleri, manzara resimleri, karikatür ve doğa temalı eserler üretmeye başladı. Uzun süredir tedavi gördüğünü ifade eden Uran, resim sayesinde daha huzurlu ve dengeli bir yaşam sürdüğünü söyledi. Sanatın, onun için bir hobi olmanın ötesinde, hayata tutunma biçimi olduğunu vurguladı.

300’DEN FAZLA ESER VE DÖRDÜNCÜ KİŞİSEL SERGİ

Bugüne kadar 300’ün üzerinde eser üreten Uran, çalışmalarını farklı sergilerle sanatseverlerle buluşturdu. Açtığı dördüncü kişisel sergi, hem üretim sürecinin geldiği noktayı hem de yaşadığı dönüşümü ortaya koyuyor. Sergide karakalem portrelerden doğa tasvirlerine kadar geniş bir yelpazede eserler yer alıyor.

Kendisini daha da geliştirmek istediğini belirten Uran, destek gördüğü takdirde sanat yolculuğunu daha ileri taşımayı hedeflediğini dile getirdi. “Kalemim elimde olduğu sürece hiçbir engel tanımam” sözleriyle sanatla kurduğu bağı anlatan Uran, geçmişte yaşadığı zor gecenin izlerini bugün tuvale yansıtıyor. Zorlu bir başlangıcın ardından resimle yeniden ayağa kalkan Uran’ın hikâyesi, sanatın iyileştirici yönünü bir kez daha gözler önüne seriyor.