Yaşam Memnuniyeti Araştırması 2025 sonuçları, toplumun ruh haline dair dikkat çekici bir tablo ortaya koydu. 18 ve üzeri yaştaki bireyler arasında mutlu olduğunu beyan edenlerin oranı bir önceki yıla göre 3,7 puan artarak %53,3’e yükseldi. 2024’te %49,6 olan bu oran, 2025’te yeniden yüzde 50’nin üzerine çıktı. Mutsuz olduğunu ifade edenlerin oranı ise %14,5’ten %13,0’a geriledi. Veriler, genel mutluluk düzeyinde sınırlı ama anlamlı bir toparlanmaya işaret ediyor. Araştırma, yalnızca bireysel mutluluğu değil; yaş gruplarına, cinsiyete, medeni duruma ve kamu hizmetlerine yönelik memnuniyeti de mercek altına alıyor.
Kadınlar ve 55-64 Yaş Grubu Öne Çıktı
Yaşam Memnuniyeti Araştırması 2025 verilerine göre kadınların mutluluk oranı erkeklere kıyasla daha yüksek seyretmeye devam etti. Mutlu olduğunu belirten erkeklerin oranı 2024’te %46,9 iken 2025’te %51,4’e yükseldi. Kadınlarda ise bu oran %52,3’ten %55,1’e çıktı. Artış her iki cinsiyette de görülse de kadınların daha yüksek bir mutluluk düzeyine sahip olduğu dikkat çekti.
Yaş gruplarına göre dağılım incelendiğinde en belirgin artış 55-64 yaş aralığında kaydedildi. Bu grupta mutluluk oranı %47,5’ten %54,6’ya çıkarak 7,1 puanlık artış gösterdi. 18-24 yaş grubunda oran %54,4’e, 25-34 yaş grubunda %53,6’ya, 35-44 yaş grubunda %52,9’a ve 45-54 yaş grubunda %50,8’e yükseldi. 65 yaş ve üzerindeki bireylerde ise oran %54,3 olarak ölçüldü. Veriler, mutluluk oranının tüm yaş gruplarında artış gösterdiğini ortaya koydu.
Evliler Daha Mutlu, En Büyük Kaynak Aile
Araştırma sonuçları, evli bireylerin evli olmayanlara kıyasla daha yüksek mutluluk düzeyine sahip olduğunu gösterdi. 2025’te mutlu olduğunu belirten evli bireylerin oranı %56,9 olarak kaydedilirken, evli olmayanlarda bu oran %46,6’da kaldı. Evli erkeklerin %54,2’si, evli kadınların ise %59,6’sı mutlu olduğunu ifade etti.
Bireylerin mutluluk kaynağına ilişkin veriler de dikkat çekici. Katılımcıların %69’u en çok ailelerinin kendilerini mutlu ettiğini belirtti. Aileyi %15,6 ile çocuklar izledi. Kendisini mutluluk kaynağı olarak görenlerin oranı %4,8 olurken, eş (%3,9), anne-baba (%3,3) ve torunlar (%1,9) diğer unsurlar arasında yer aldı.
Değerler bazında bakıldığında ise sağlıklı olmanın mutluluk üzerindeki etkisi açık ara öne çıktı. Katılımcıların %64,9’u en çok sağlıklı olmanın kendilerini mutlu ettiğini söyledi. Sevgi (%14,7), başarı (%9,8), para (%7,7) ve iş (%2,7) sağlığı takip eden başlıca unsurlar oldu. Bu tablo, maddi unsurlardan çok temel insani değerlerin öne çıktığını gösteriyor.
Gelecek Umudu %67,1 Seviyesinde
Yaşam Memnuniyeti Araştırması 2025 kapsamında bireylerin gelecek beklentileri de ölçüldü. Kendi geleceğinden umutlu olduğunu belirtenlerin oranı %67,1 olarak gerçekleşti. Erkeklerde bu oran %67,1, kadınlarda ise %67,2 oldu. Cinsiyetler arasında belirgin bir fark gözlenmedi.
Öte yandan bireylerin hayatlarını bir bütün olarak değerlendirdiklerinde hissettikleri ortalama yaşam memnuniyet düzeyi 10 üzerinden 5,7 olarak hesaplandı. Bu oran 2024 yılında da aynı seviyedeydi. Yani genel mutluluk oranında artış görülse de ortalama yaşam memnuniyeti puanı sabit kaldı.
Kamu hizmetlerine yönelik memnuniyet oranlarında ise asayiş hizmetleri %74,1 ile ilk sırada yer aldı. Ulaştırma (%71,3) ve sağlık hizmetleri (%69,4) yüksek memnuniyet oranlarıyla öne çıktı. Sosyal Güvenlik Kurumu hizmetleri %64,5, adli hizmetler %60,5 ve eğitim hizmetleri %58,7 memnuniyet oranına ulaştı.
Araştırmada ülkenin en önemli sorunu da katılımcılara soruldu. 2025’te hayat pahalılığı %31,3 ile ilk sırada yer aldı. Yoksulluk (%16,5) ve eğitim (%16,1) ise onu takip etti.
2003 yılından bu yana düzenli olarak gerçekleştirilen Yaşam Memnuniyeti Araştırması’nın 2025 yılı saha uygulaması, 1-30 Kasım tarihleri arasında yapıldı. Bir sonraki bültenin Şubat 2027’de yayımlanacağı bildirildi.



