Gebze Teknik Üniversitesi (GTÜ) Mühendislik Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yusuf Sinan Akgül, Kocaeli Üniversitesi Derbent Uygulama Oteli'nde düzenlenen Uluslararası Enzim ve Biyoproses Günleri açılış kongresinin ardından yapay zekanın akademik dünyadaki rolüne dair değerlendirmelerde bulundu.
Yapay Zeka İhmal Edilemeyecek Bir Noktaya Ulaştı
Akgül, yapay zekanın bilim dünyasına sunduğu fırsatlara dikkat çekerek, üniversite camiasının bu hızlı gelişimin gerisinde kalmaması gerektiğini ifade etti.
“Yapay zekanın nereye yöneldiğini cümlelerle anlatmak kolay değil, fakat ihmal edilemeyecek bir yere geldiği kesin. Görsel ve sosyal alanlarda etkisi büyük. Biz akademisyenler olarak bunu tüm bilim dallarında nasıl kullanabileceğimizi düşünmeliyiz. Yapay zeka genişleyecek ve farklı alanlara uygulanacak. Bu hızlı gelişimin gerisinde kalmamamız lazım” dedi.
Disiplinler Arası Bir Yaklaşım Şart
Prof. Dr. Akgül, yapay zekanın sadece mühendislik veya matematik alanlarının konusu olmaması gerektiğini belirtti. Teknolojinin farklı bilim dallarındaki birikimle entegre edilmesinin önemine vurgu yaptı.
“Yapay zeka, sadece bilgisayar veya elektronik mühendislerinin ilgilendiği bir alan olmasın. Bunu tüm alanlara yaygınlaştıralım. Bugün enzim ve biyoproses kongresindeyiz, bu çalışmaların arkasında yüzlerce yıllık birikim var. Yapay zekayı bu birikimle nasıl birleştiririz, bundan nasıl faydalanırız, esas meselemiz bu” ifadelerini kullandı.
Bilimsel Çalışmalara Yeni Modelleme Anlayışı Getiriyor
Akgül, yapay zekanın klasik bilimsel metotlara farklı bir perspektif kazandırdığını belirtti.
“Bilim insanı deney yapar, model kurar, test eder ve yeni ürünler geliştirir. Yapay zekanın söylediği şu; ‘Gözlemlerinizi ben modelleyeyim.’ Matematiksel ve istatistiksel modellere ek olarak, öğrenmeye dayalı modelleri devreye sokuyor. Dünyaya farklı bir gözle bakanların daha önce görmedikleri şeyleri gördüklerini defalarca yaşadık. Biyoproses ve enzim alanında da bunun olacağına eminiz” dedi.