İstanbul'da kamuoyunda "Yenidoğan Çetesi" olarak bilinen yapılanmaya ilişkin yürütülen davada, 10 bebeğin ölümüne yönelik Adli Tıp Kurumu (ATK) İhtisas Kurulu tarafından hazırlanan rapor dosyaya girdi. Raporda, sağlık hizmetlerinde ciddi usulsüzlükler yapıldığı, bebeklerin maddi menfaat amacıyla uygun olmayan hastanelere sevk edildiği ve bazı ölümlerin zamanında uygulanacak doğru tanı ve tedaviyle önlenebileceği tespitlerine yer verildi.
HASTANE SÜREÇLERİNDE AĞIR USULSÜZLÜKLER TESPİT EDİLDİ
ATK raporunda, yenidoğan yoğun bakım servislerinde doktorların düzenli vizit yapmadığı, tedavi planlarının hemşireler tarafından oluşturulduğu, epikriz raporlarının doktor olmayan kişilerce hazırlandığı ve bazı tıbbi kayıtlarla laboratuvar sonuçlarında usulsüz değişiklikler yapıldığı belirtildi. Ayrıca bebeklere ait bazı grafilerin başka hastalara ait görüntülerle değiştirildiği ve yoğun bakım standartlarının gerçeğe aykırı şekilde gösterildiği ifade edildi.
Raporda, bu süreçlerden örgüt lideri olduğu iddia edilen Fırat Sarı'nın sorumlu olduğu, bebeklerin 112 sevk sistemi devre dışı bırakılarak uygun olmayan sağlık kuruluşlarına yönlendirilmesinde rol alan kişilerin de sorumluluk taşıdığı kaydedildi.
KAYA BEBEĞİN ÖLÜMÜNDE İHMAL İDDİASI
Kaya bebeğe ilişkin değerlendirmelerde, sevk işlemlerinin resmi prosedürler dışında gerçekleştirildiği ve bebeğin neonatoloji bölümü bulunmayan bir hastaneye yönlendirildiği belirtildi. Raporda, hastanenin gerekli donanım ve personel şartlarını taşımadığı, hekim takiplerinin yapılmadığı ve tıbbi kayıtların eksik tutulduğu ifade edildi.
İl Sağlık Müdürlüğü denetimlerinde de yoğun bakım ünitesinin üçüncü seviye yenidoğan yoğun bakım standartlarını karşılamadığı tespit edildi. Raporda, bebeğin uygun olmayan koşullarda tedavi edilmesi nedeniyle hayatını kaybettiği vurgulandı.
OPARA BEBEĞİN ÖLÜMÜNDE TÜM SANIKLAR İÇİN İLLİYET BAĞI DEĞERLENDİRMESİ
ATK raporunda, Opara bebeğin 17-18 Ocak 2024 tarihlerinde kaldığı yoğun bakım servisinde tanı, takip ve tedavi süreçlerinin tıp kurallarına uygun yürütülmediği belirtildi.
Raporda, sanıkların uygulamaları ile bebeğin ölümü arasında illiyet bağı bulunduğu değerlendirilirken, sorumlu sağlık personelinin tıbbi standartlara uygun hareket etmediği ifade edildi.
HELVACI BEBEĞİN ÖLÜMÜNDE DOKTOR OLMADAN MÜDAHALE
Öykü Helvacı bebeğin ölümüne ilişkin raporda, yeniden canlandırma işleminin doktor bulunmaksızın hemşireler tarafından gerçekleştirildiği belirtildi.
Raporda, resüsitasyon sırasında tıbben uygun olmayan talimatlar verildiği, doktorların müdahaleye çağrılmadığı ve bu ihmaller nedeniyle bebeğin yaşamını yitirdiği ifade edildi. Ayrıca, zamanında uygun tanı ve tedavi uygulanması halinde bebeğin kurtulma ihtimalinin bulunduğu vurgulandı.
KARAKOÇ BEBEKTE BİN GRAMA YAKIN KİLO KAYBI TESPİT EDİLDİ
Havvanur Karakoç bebeğe ilişkin raporda, bebeğin gerçek klinik durumunu yansıtmayan epikrizlerin düzenlendiği, gerekli beslenme desteğinin sağlanmadığı ve tedavi süreçlerinde ciddi eksiklikler bulunduğu belirtildi.
Bebeğin yaklaşık 10 gün içerisinde bin grama yakın kilo kaybettiği, gerekli damar içi beslenme desteğinin verilmediği ve bazı hastalıklar yönünden yeterli inceleme yapılmadığı kaydedildi. Raporda, uygun tanı ve tedavi uygulanması halinde bebeğin yaşama şansının bulunabileceği değerlendirildi.
AYAZ KARADUMAN BEBEĞİN SEVK SÜRECİ ELEŞTİRİLDİ
Ayaz Karaduman bebeğin yoğun bakımda yer bulunmaması nedeniyle uygun şartları taşımayan bir hastaneye sevk edildiği belirtilen raporda, sevk sonrası tanı ve tedavi sürecinin tıp kurallarına uygun yürütülmediği ifade edildi.
Raporda, bebeğin mevcut metabolik hastalığı nedeniyle kurtulmasının kesin olmadığı ancak yürütülen sürecin tıbbi standartlara uygun olmadığı kaydedildi.
ALKARİ BEBEĞİN ÖLÜMÜNDE RESÜSİTASYON EKSİKLİKLERİNE DİKKAT ÇEKİLDİ
Özel Çorlu Reyap Hastanesi'nde yaşamını yitiren Alkari bebeğe ilişkin raporda, yeniden canlandırma işlemlerinin uzman hekim gözetiminde yapılmadığı belirtildi.
Raporda, etkin ve yeterli resüsitasyon uygulanmadığı, tanı ve tedavi sürecindeki eksikliklerle bebeğin ölümü arasında illiyet bağı bulunduğu ifade edildi.
SERDAROVA BEBEĞİN CERRAHİ MERKEZE SEVK EDİLMEDİĞİ BELİRTİLDİ
ATK raporunda Serdarova bebeğin doğum sonrası ciddi kalp anomalileri tespit edilmesine rağmen cerrahi değerlendirme yapılabilecek bir merkeze sevk edilmediği kaydedildi.
Bebeğin kullandığı bazı ilaçların belirli tarihler arasında tedavi kayıtlarında yer almaması ve yoğun bakım notlarında ilaç kullanım bilgilerinin eksik tutulması da raporda dikkat çeken bulgular arasında yer aldı. Uzmanlar, uygun tanı ve tedavi uygulanması halinde bebeğin yaşama şansının bulunabileceğini değerlendirdi.
DİĞER BEBEKLERLE İLGİLİ ÇARPICI TESPİTLER
Melek Süleymanoğlu bebeğin ölümüne ilişkin değerlendirmelerde, ağır kalp hastalığı ve gelişen komplikasyonların etkili olduğu belirtilirken, sıvı tedavisi ve takip süreçlerinde önemli eksiklikler bulunduğu ifade edildi.
Kadan bebeğin ölümüne ilişkin raporda ise pnömotoraksın zamanında ve doğru şekilde yönetilemediği, gerekli tüp torakostomi işleminin yapıldığına dair herhangi bir kayda ulaşılamadığı aktarıldı.
Kerem Muhammet Tokluoğlu bebeğin ölümünde ise gerekli ilaçların uygulanmadığı, tıbbi kayıtlar arasında çelişkiler bulunduğu ve hastanede organizasyon eksiklikleri yaşandığı belirtildi.
SANIK SAYISI 61'E YÜKSELDİ, DAVA SÜRÜYOR
Yenidoğan Çetesi soruşturmasına ilişkin hazırlanan ikinci dalga iddianamenin ana dava dosyasıyla birleştirilmesiyle birlikte sanık sayısı 61'e yükseldi.
Bakırköy 22. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın son duruşmasında tutuklu ve tutuksuz sanıklar ile taraf avukatları hazır bulundu. Yargılama, sanık savunmalarının alınmasıyla devam ediyor.




