Tehlikeli sularda yüzüyoruz. En derin duygularla yazıyorum bu gidişat, gidişat değil. Ülkemiz için söylüyorum, Hain 15 Temmuz gecesinde ki, birlikteliği dahi siyasallaştırıyorsunuz. Yapmayın, Bir bütün olmak zorundayız. Tüm renklerle, tüm siyasi görüşlerle, Sevmesek de,...
Tehlikeli sularda yüzüyoruz.
En derin duygularla yazıyorum bu gidişat, gidişat değil.
Ülkemiz için söylüyorum,
Hain 15 Temmuz gecesinde ki, birlikteliği dahi siyasallaştırıyorsunuz.
Yapmayın,
Bir bütün olmak zorundayız.
Tüm renklerle, tüm siyasi görüşlerle,
Sevmesek de, aynı düşünmesek de bir olmalıyız,
Yoksa birlikte yaşadığımız ülkeden olacağız.
Herkes bir düşünsün, kraldan çok kralcı olmaktan vazgeçin.
Demokrasi, hak, hukuk bunları hafife almayın.
Bu duruma nasıl geldiğimize aklım almıyor.
İçim yanıyor içim.
Aynı masada oturan, farklı görüşte yemek yiyen insanları özlüyorum.
O ülkemi özlüyorum.
Bu neyin öfkesi, bu neyin bölünmesi,
Bir durun sakinleşin.
Türkiye Cumhuriyeti’nin yasalarının ve kamu kurumlarının izin verdiği bir yürüyüş gerçekleşti.
Adı adalet yürüyüşü,
Doğru bulmayabilir, eleştirebilirsiniz, beğenmeyebilirsiniz.
Bu neyin intikamı…
Türkiye devletinin, polisinin koruduğu ve ana muhalefet partisinin başlattığı adalet yürüyüşüne katıldı diye Cihan Hastanesi Yönetimi, yöneticilerinden Gökhan Tanrıverdi hakkında soruşturma başlatmış ve açığa almış, bunu da yazılı açıklama ile duyurdu.
Önce bunun şaka olduğunu düşündüm.
Araştırdım tek gerekçe bu “Adalet Yürüyüşüne” katılması.
Yapmayın, ülkeye yazık etmeyin.
Daha iyi anlamanız için yazıyorum,
Farklı kurumların “Milli İrade” “Rabia” “28 Şubat” mitinglerine bir yöneticisi katıldı diye açığa alındığını düşünsenize…
İşte bu yüzden her defasında “Muhafazakârlar sınıfta kaldı” diyorum.
Bir devlet aklı olan Ak Partili yöneticisi yok mu?
Sayın Milli Savunma Bakanımız Fikri Işık’a sesleniyorum.
Bu duruma ne olur müdahale edin.
Böyle bir şey olabilir mi?
Cihan Hastanesi Yönetimi’ne kimler üstü kapalı baskı yaptıysa sorgulanmalıdır?
Bu hastanenin yönetiminde benim bildiğim 20’den fazla ortak var.
Her siyasi görüşten partiye üye ortaklar mevcut.
Bu uygulama nasıl olur.
İşte tam burada karşımıza yine mahalle baskısı çıkıyor.
Yönetici Gökhan Tanrıverdi ama bana göre adı siyasi görüşü önem değil sosyal medya üzerinden adalet yürüyüşünde paylaştığı fotoğraf için nasıl bir mahalle baskısı kurulur.
Bu mahalle baskısı çok tehlikeli,
Gücün baskısına göre değil hukukun eşitliğine göre yaşamalıyız.
Birileri nasıl 15 Temmuz’da demokrasi için sokaktaysa, birileri de adalet için sokakta…
Bu yüzden demokrasi vardır.
Artı bir kişinin eylemi, nasıl bir hastaneye fatura edilir.
Üzgünüm hem de çok üzgünüm.
Geldiğimiz nokta da ki mahalle baskısına,
Bu kutuplaşmalara,
Bu baskıyı meşrulaştıran medyaya,
Baskı karşısında hukuksuz bir karar alan Cihan Hastanesi Yönetimin zorunlu sessiz kalmasına,
Vicdanların bu kadar duyarsızlaşmasına,
Üzgünüm…
Bir mahalle baskısı daha galip geldi.
Cihan Hastanesine, mahalle baskısına yenik düştü…
Aslında onlarda haklı,
Denetlemeler, cezalar, müşteri kayıpları ve soruşturmalardansa
Bir kişiyi açığa almak daha kolay değil mi?
CHP Kocaeli İl Başkanı Cengiz Sarıbay, CHP vekilleri Haydar Akar, Tahsin Tarhan, Fatma Hürriyet Kaplan bu durum karşısında ne düşünüyor çok merak ediyorum.
Ve ben tarihe bir not düşüyorum.
Bu mahalle baskısından rahatsız olanlar,
Siz bir gün bir yerlere geldiğinizde asla böyle baskı oluşturmayın olur mu?
İşte tam yazımın bitişinde bir telefon aldım.
Yönetici Gökhan Tanrıverdi hakkında açılan soruşturma iptal edilmiş.
Görevinin başındaymış.
Umarım gerçektir.
Doğrusu da buydu.
Tüm baskılara rağmen bu karar alındıysa, sağduyusu için yönetimi de gerçekten kutlarım.