Ahmet AKÇAALAN'ın Köşe Yazısı
Evet, başlık bu.
Tepki alacağımı bilerek yazıyorum.
Günlerdir kaleme almak istediğim bir konu var.
Real AVM ve Haldız İnşaat iddiaları.
Yazmadan önce şunu düşündüm.
Yeteri kadar bilgim var mı?
Yoksa kulaktan duyma rant, vurgun ile yazmak yeterli mi?
Vicdanı tartım, şahsımı rahatsız etti.
Ve konuyu araştırmaya başladım.
İlk Ak Parti Milletvekili Mehmet Akif Yılmaz, “İzmit’imizin merkezi böyle bir AVM/Rezidans’ı kaldıramaz” cümlesi gündeme düştü.
Ak Parti içerisinde konu hakkında tam bilgilendirme olmadığı için duyumlardan etkilenen Ak Parti tabanının, doğru biliyoruz diye düşünenlerin, vicdanların sesi oldu Sayın Yılmaz'ın söylediklerinde art niyet olduğunu hiç düşünmüyorum.
Ancak Sayın Yılmaz’ın açıklamasına karşılık, Büyükşehir’i istiyor diye algı değiştirerek basın yoluyla kurgulanıp, bedel ödetmek isteyenler oldu.
İşte bu çirkin siyaseti yapan danışmanların ömürlerinin uzun olmadığını düşünüyorum.
Net yazıyorum, bu konu bilgi kirliliğinden, kamuoyuna net anlatılamadığından Ak Parti içerisinde de ikiye bölünmeye sebep olduğunu düşünüyorum.
Sonra Ak Parti İl Başkanı Şemsettin Ceyhan ile görüştüm.
‘Ahmet Kardeşim, Mesele Real AVM meselesi değildir. Konu MİA ile alakalıdır. MİA sadece bugünün konusu değildir. MİA 10 yıllık mazisi olan bir konudur. Orada ki bulunan esnafın, yer sahiplerinin yatırımcıların beklediği bir karar var. Aslında alınan karar bununla alakalı bir konu, uzantısı olarak gösterilen diğer konu ise siyaseten bir yerlere çekilmeye çalışılıyor. Özel bir şahsa verilen ekstralar, tek bir kişiye yapılan düzenleme gibi algının 8 bin kişiye yapılan haksızlık olduğunu kanaatindeyim. Merkezi İş İlanı dediğimiz projeyle ilgili 1,5 emsal artı daha büyük arazi tabulaştırmalarda 10 dönüm ile 20 dönüm arazilerde 0,15 emsal artar gibi üç kategori koyduğumuz bir konu var”
Sayın Ceyhan’ın bu söylediklerini araştırdım.
Doğru söylüyor.
Boş arazilerin olduğu MİA bölgesinde yatırım yapmak isteyenler, aylardır sorunlarına çözüm bekliyor.
Aslında Haldız İnşaat, bu konuda başlangıç olarak umut vaat etmiş.
Peki nerede hata yapıldı?
Anlatayım;
Sayın Ceyhan’ın ifade ettiği gibi bekleyen bazı yatırımcılar...
Bu yatırımcıların bir kısmı ile bire bir de görüştüm.
Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’ne emsal konusunda dilekçe yazmışlar.
1 buçuk olan emsalin 2,5 emsal olması için başvurdukları dilekçe reddedilmiş.
Kim tarafından reddedilmiş?
Yatırımcılara da red eden isim olarak Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Zekeriya Özak, gösterilmiş.
Hatta Genel Sekreter Yardımcısı Gökmen Mengüç’ün, 2,5 emsal konusunda söz verdiğini öğrendim.
Bütün bu sözlere rağmen 2,5 emsal verilmeyerek reddedilmiş.
Bölgeye yatırım yapmak isteyenler, emsalin red edilmesin üzerine projelerinden vazgeçmişler.
Gerekçelerini dinledim haklılar.
Emsalin 2,5 olmamasından dolayı yatırım sonrası satışta fiyatların İstanbul’dan pahalı olacağını ve bu fiyatlara İstanbul’a yatırım yapmanın daha faydalı olacağını düşünüyorlar.
İşin özü hem Kocaeli gelişemedi diyoruz, hem de gelişimin önünü kesiyoruz.
Biraz daha ayrıntılı anlatayım;
Son günlerde yatırımcılar, bir seçeneğin gerçekleşmesini bekliyor.
Bölgeye çok farklı projeler, yatırım için bekliyor.
Her kesime 30 dönüm üzerinde, 2,5 emsal olması kararını bekliyorlar.
30 dönüm aşağısı ise 1,5 emsallerin ise 2 emsal olması talep ediliyor.
İlla yüksek kat olsun diye diretmiyorlar.
2,5 emsal olsun 5 kat ver talebinede razılar.
Aslında bu yüksek kat’a karşı yanlış bir önyargı da var, onu da birazdan anlatacağım.
Vurgulamak istediğim, bu konuya sadece Haldız İnşaat olarak bakamazsınız.
Yatırımcıların hepsi emsalin artmasını istiyor.
Burada ki asıl sıkıntı şu.
Neden yatırımcıların, Büyükşehir’e yazılan emsal 2,5 talep dilekçesi reddedildi.
Şimdi yeniden gündeme neden geldi?
Ne değişti?
Bu duruma gelinmesinin tek sebebi Büyükşehir’in tavrıdır.
Dün söylediği 1,5 emsal şartını bugün Büyükşehir değiştirmiştir.
Bu da yatırımcılar arasında tepkiye sebep olmuştur.
Kişiye özel bir değişim mi diye konuşulmaya başlanmış ve basına düşmüştür.
Bu süreci Büyükşehir iyi yönetememiş, hedefe ise Haldız İnşaat konulmuştur.
İlk önden giden her zaman bedel öder sözü gerçek olmuştur.
Gelelim bu emsal artışının kentte etkisine.
Gerçekten emsal artışı ile kent görünümü çirkinleşecek.
Binalar arasında boğulacak mıyız?
Denildiği gibi mi?
Kentsel Tasarımcı Talha Kös’ü aradım.
Yani işi bilene sordum.
Nedir bu durum dedim.
Başladı Sayın Kös anlatmaya;
“1.si söz konusu düzenleme 10 kat, yani öyle devasa bir ölçek değil. Ben yapılan tartışmaları duyduğumda 30-40 katlı bir şey sandım. Şimdilerde, Yüksek yapılarla ilgili bir eleştiri modası başladı, bu doğru değil. Yüksek yapılar doğru yerde doğru bir şekilde yapıldığı zaman, açık alan avantajı sağladığı gibi alt yapı maliyetlerini de düşürür. Yanlış olan olan yüksek yapıların yanlış yerlerde yapılmasıdır. Sayın Cumhurbaşkanımızın verdiği örnekler bunlardır. Şimdi dünyanın gelişmiş ülkelerinde en gelişmiş şehirlerde aşırı yüksek yapılar var”
MİA KAPSAMINDA 80 KAT’A KADAR ÇIKABİLİR
Yani soruyorum size 10 kattan elde edeceği metrekareyi 5 kattan iki katı daha büyük bir arazide elde etmesi daha mı doğru. Trafiğe getireceği yük zaten var. Yani burada 10 katlı bina olmasa da var. İzmit merkezde trafik düzenlemesinin başarısız olduğunu ben 15 yıldır her platformda söylüyorum. Gereken tedbirler alındıktan sonra bana göre 10 kat az bile. Abartmadan söylüyorum bütüncül bir planlamayla özellikle MİA kapsamında 80 kata kadar çıkılabilir. 10 kat bu arazide sıkıntı çıkartmaz.
NEWYORK GİBİ MANHATTAN GİBİ YAPABİLİRİZ
Keşke İzmit’imizde 70-80 katlı kent simgesi ve heykel niteliğinde sembol binalar olsa. Ama trafik düzenlemesi, altyapı yatırımları da buna göre olması kaydıyla. Mesela siz İnönü ve istiklal caddelerine 10 katlı binalara izin verirseniz bu olmaz, ama körfez sanayi sitesinin olduğu bölgeleri adeta Newyork gibi Manhattan gibi yapabilirsiniz. Bunun kent siluetine de katkısı olur.
POPÜLİSTLİK YAPMAYIN VİZYONLA ELE ALINMALI
Kısaca bunlar bir bütünlük içinde planlanıp tasarlanmalı. Önümüzdeki kentsel dönüşüm süreci bunun için bir fırsat. Özetle; Real’in oraya gelene kadar kentimizde yığınla çözüme muhtaç problem var. Kocaeli’nin problemleri büyük bir vizyonla ele alınmalı ve hayata geçirilmeli. Böyle kısır ve popülist tartışmalarla mesafe kat edemeyiz”
Aynen aktardım.
Haldız İnşaat’ın avukatı değilim.
Ama bilgi olmadan eleştirmek veya savunmanın yanlış olduğunu düşünüyorum.
Asıl anahtar cümle Sayın Kös’ün vurguladığı “Siz İnönü ve İstiklal caddelerine 10 katlı binalara izin verirseniz bu olmaz, ama; körfez sanayi sitesinin olduğu bölgeleri adeta Newyork gibi Manhattan gibi yapabilirsiniz. Bunun kent siluetine de katkısı olur” cümlesi olduğuna inanıyorum.
Ve bu tarz bir projenin Kocaeli’ye değer katacağını düşünüyorum.
Aynı Towers 262 gibi.
Son olarak,
İstanbul’un arka bahçesinde ki köy olmaktan kurtulmak istiyorsak;
Her defasında Kocaeli neden gelişemiyor diye basın olarak eleştiriyorsak;
Eksik olan vizyon kavramını masaya yatırmalıyız.