Çetin Çıldır'ın Köşe Yazısı
Bir başarıyı anlamlı kılan, tesadüf olmaktan çıkaran tekrarlanabilir olmasıdır. Sürekliliği sağlayan en önemli unsur da planlamadır. Bu yazıyı yazmama neden olan soruyu CNN TÜRK sunucusu AKINCI TİHA teslim töreni sonrası yaptığı programda sordu; Sürdürülebilir mi, Durdurulabilir mi?
Son dönemlerde insansız hava araçlarımız dünyanın gündeminde. En son Ukrayna'nın 24 adet daha alma kararına Rusya savaş sebebi açıklaması yaptı. Hani benzerleri Bim'lerde satılıyor diye muhalefet temsilcilerinin aşağıladığı araçlar.
Bu araçlar sadece savaşın konseptini değiştirmekle kalmadı, biz yapamayız batılılar yapar diye beynimize uzun yıllardır yerleştirilmeye çalışılan kompleksli anlayışı da yıkmaya başladı. Asıl önemli olan yapılan savaş makinaları değil, yıkılan bu anlayış.
Selçuk Bayraktar'ı hedef yapan da bu. Yoksa siz bir makina yaparsınız rakipler de bir üst modelini , sorun biter. Tehlikeli olan Selçuk Bayraktar'ın genç mühendisler için rol model olmasıdır.
TEKNOFEST'i bu duygularla izliyorum. Bu yıl ikiyüz bin rakamını aşan yarışmacı ve binlerce proje ile dünyanın en büyük teknoloji yarışması yapılıyor. Projelerin önemli bölümü de sivil alanlarda. Bu ülkenin genç beyinleri hem askeri hem sivil alanlarda dunya markaları çıkarmak için harekete geçtiler. Eğer kesintiye uğramazsa da yapacaklar. Onlar, siz yapamazsınız diye beyinlere işlenen anlayışı da yıkmaya başladı. Bu nedenle de soru yapabilir miyiz değil, sürdürülebilir mi oldu.
Damadın Siha'ları diye başlayıp, İstanbul Büyükşehir'i kazandığında hiç başka yapacak iş yokmuş gibi ilk olarak Selçuk Bayraktar'ın gençlere eğitim verdiği teknoloji sınıflarını kapatan anlayış bu projenin neresindedir asıl soru bu olmalı. Yoksa ABD Başkanı'na darbeyi denedik olmadı, muhalefeti destekleyeceğiz dedirten bu tip uygulamalar olabilir mi?
ABD 'li senatörler Türk Siha'ları bölgesel çıkarlarımıza zarar veriyor, üretimini de satışını da engelleyin derken;
bizim aklımıza 1940'larda engellenen Vecihi Hürkuş, Nuri Killigil, Nuri Demirağ gelince komplo teorisyeni mi oluyoruz. Sivil alanda mezara gömülen DEVRİM otomobili bize 60 yıl kaybettirdi , engelleyenler öldü de zihniyet de mezara mı girdi. Bu arkadaşlar size neden bu kadar güveniyorlar; vekiliniz ÜNAL ÇEVİKÖZ mavi vatan konusunda saçmalarken kime mesaj veriyor. KHK'lılar üzerinden,HDP üzerinden nerelere mesaj veriyorsunuz. Bu gibi milli güvenliği ilgilendiren meselelerde bile tavrı belli muhalefetten, üzerine tek bir olumlu açıklama yapmadığı ortada iken milli teknoloji hamlesine destek beklemek iyi niyetin birkaç adım ötesindedir. Siz bunları siyaset olarak görürsünüz, biz hiçbir şeyin tesadüf olmadığı penceresinden bakarız.
Kartların açık oynandığı, safların çok net olduğu bir dönemi yaşıyoruz. Mesele sürdürülebilir mi, durdurulabilir mi meselesidir. Bu hamle de engellenirse bir kez daha deneme imkanı bulunur mu sorusuna da siz cevap verin.
SON SÖZ
Meselenin siyasi olduğunu düşünsem ne tek kelime konuşur ne de tek kelime yazarım. Mesele Türkiye'nin yönünü belirleme meselesidir. CHP Genel Başkanı dış politikayı 180 derece değiştireceğim derken tam olarak bunu ifade ediyor. Onlara göre kontrol dışına çıkmış eksen kayması yaşayan Türkiye kimlerin çıkarlarına zarar veriyor. Sadece savunma sanayiinde yüzde 80 yerliliğe ulaşılması ile birilerinin kaç milyar dolarlık satışı engellendi. Ya da hangi pazarlarda ihracatta kimlere rakip olduk. Libya'da Suriye'de Karabağ'da kimlerin işine taş konuldu, ne gibi planları engellendi. Bugün hadi neyse küçük adımlar diyelim ya sürerse devam ederse Türkiye nasıl kontrol altına alınır. 2023 sonrası enerji pazarında da pazar olmaktan çıkacak bir Türkiye nereye evrilecek. Batılı başkentlerde bunların tartışılmadıği tek gün yok. Geçmişte kaale alınmayan ülke seçim kampanyalarının bile en önemli konusu haline geldi.
Birilerinin atladığı en önemli şey, bu ülke rotasının belirlendiği eşiği geçeli bir hayli zaman oldu. Ne içeriden ne de dışarıdan yönü değişmeyecek. Geçmişte engel olduklarınız tesadüfi hareketlerdi, bu seferki bir planın ürünü.
Yaşanan ekonomik kriz ile umutlanan, tünelin ucundaki ışığı gördüğünü zannedenleri uyararak bitirelim. Gördüğünüz ışık gelen trenin farı, dikkat edin altında kalmayın.