Ahmet AKÇAALAN'ın Köşe Yazısı
Öğretmenler, doktorlar, eczacılar, işçiler, muhtarlar…
Daha nicelerinin sorunlarını gündeme taşırız.
Bütün partilerin kendi işleyişi vardır, hepsini takip ederiz,
Hepsinin sorunu, sorunumuz olur…
İşte bunu yapan meslek gazeteciliktir.
Bütün alanları içine alır.
Es geçemezsiniz…
Hepsini bilmeli ve takip etmelisinizdir.
O yüzden çok yorucudur…
Zihniniz ile hayat arasında mücadele edersiniz…
Ailenizi, çocuklarınızı ihmal ettiğiniz anlar olur.
Üstüne gücün karşısındaysanız işiniz daha zordur.
Ve ne yazık ki,
Ne mesleğin tanımı, ne de itibari hak ettiği noktada değildir.
Kimin gazeteci olduğu,
Kimlerin bu mesleğini yapacağı net değildir.
Bir kuralı, sorumluluğu yoktur.
Diploma istenmez.
Nitekim bu süreç yerel medyanın kalitesini yerlere sermiştir. Üstüne belediyelerin yerel medyayı şekillendirmesi ile güvende kaybolmuştur.
Bakıyorum medya içerisinde olan bu belirsizlik hem hükümetin hem muhalefetin umurunda değil. Gerçekten olsa yıllardır çıkacağı söylenen internet gazeteciliği yasası çıkmaz mıydı?
İşte bir sendika çıktı ve dedi ki;
Biz gazetecilerin yanındayız, biz medya mensuplarını önemsiyoruz.
Türk Metal Sendikası Genel Merkezi, konuşulmak istenmeyen, gündem olmasını istenmeyen Yerel Medya sorunlarına yönelik 30 ilden 80’in üzerinde gazeteci ile Didim’de 1. Yerel Medya kurultayı düzenledi.
Bu kurultaya Kocaeli Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Cemal Kaplan, Özgür Kocaeli Muhabiri Suriye Çatak, Kocaeli Fikir Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Zeynep Yalçın, Bağımsız Kocaeli Gazetesi Yazı İşleri Müdürü Sabahattin Aydın, Gazeteci Esra Aydın, Kocaeli TV Kameramanı Eren Demirtürk, Gölcük Gündem Genel Yayın Yönetmeni Caner Uzuner, Gebze Yenigün Gazetesi Yazı İşleri Müdürü Semih Bodur, Gebze Haber Gazetesi Muhabiri Hanifi Sürün, Gebze Gazetesi Muhabir Kamil Uzunmehmet katıldı.
İki gün süren kurultayda gazetecilik üzerine önemli bilgiler paylaşıldı. Bizim Kocaeli’de bazı meslektaşlarım özellikle okumasını isterim. Dekanlardan, yılların gazetecilerine ortak fikir yazılı gazeten bittiği ve yeni çağa ayak uydurmak için dijital medyaya önemli yatırımlar yapılmasıydı.
Örneğin kurultayın ilk konuşmacısı Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Abdülrezak Altun, kendisinin dahi yıllardır gazete almadığını anlattı. Evinde görevli kadının dolapların üstüne toz gelmesin diye yazılı gazete istediğini sordu ve buna rağmen haber ihtiyacını her zaman karşılayabildiğini anlattı.
Televizyon, yazılı gazete ve internet gazete sahipleri finansal özgürlüğün mesleki özgürlük noktasında önemini vurguladı.
Bursa Olay Gazetesi Köşe Yazarı Ahmet Emin Yılmaz’ın konuşması benim için unutulmazlardandı. Yerel medyaya yönelik önemli analizler koydu. Medyanın kabuk değiştirdiğini ve belediye basın yayın müdürlüklerinin nasıl yerel medyayı tembelleştirdiğini anlattı.
Özgür Kocaeli Gazetesi Muhabiri Suriye Çatak Tek, çok güzel bir konuşma yaptı. Mesleğin en önemli kısmı muhabirlerin sorunlarını ve gazeteci olmayan patronların mesleğin hassasiyetlerini göremediğini yineledi.
Son kısımda ise 30 ilden gelen gazeteciler tek tek fikirlerini açıkladı. O an biraz üzüldüm. Ne yazık ki gazeteciler arasında emek dayanışması tam olarak bir türlü oturmuyor.
Yazılı gazete sahipleri, internet gazete sahiplerini anlamak istemiyor. Televizyon sahipleri, yazılı gazete sahiplerini dinlemek istemiyor.
Ortak bir hedefte ne yazık ki buluşmamız gerektiğini bir türlü anlamak istemiyorlar.
Nitekim bu birlikteliği arkasında açıkça yazacağım pasta bölünmesin dertleri var.
Ne pastası mı?
Yazılı gazetelere devlet destek amaçlı;
2019 yılında 415.718.804,10 TL bütçe dağıtmış
2020 yılında 416,182,904,80 TL bütçe dağıtmış,
Bu rakamlar olmasa bir çok yazılı gazete çoktan kapanırdı.
Peki yerel televizyonlar ne yapacak?
Peki internet gazeteleri ne yapacak?
Benim gördüğüm şu; yazılı gazete baronları yasanın çıkmasının istememelerini neden sadece bütçe dağıtımında oluşacak adaletten korkuyorlar…
İşte bütün mesele bu…
Avrupa’da internet gazeteciliğinden Youtube gazeteciliği geçerken biz daha dijital medyayı oturtamadık. Ne yapsalar boş, gelen yeni medya rüzgârının önünde kimse duramayacak. Yazılı medya direnemeyecek, bunu göreceksiniz.
Ve kendi alanı dışında bir sendika Türk Metal, gazeteciler için dertleniyor “Basın emekçisinin el kitabını” çıkartıyor. Yetmiyor ilk defa yerel medya kurultayı yapıyor ve bu kurultay sonuç bildirgesini çeşitli kurumlara ulaştırmaya çalışıyor. Yani bir meşale yakmanın derdine düşüyor. İşte bu da Türk Metal’ın diğer sendikalardan farkı…
Teşekkürler Türk Metal,
Teşekkürler Pevrul Kavlak,
Teşekkürler Yakup Yıldız…
Bizlere dertlendiniz.
Ve tarihi bir ana tanık olduk.
İnanıyorum ki yerel medya kurultayı bir meşalenin yakılmasına sebep oldu.
Hala inanmak istemeyenlere son veri;
2020 yılında gazete sayısı yüzde 13,6 azaldı.
2020 yılında gazete tirajları yüzde 20,9 azaldı.
Birileri hala kendisini kandırmaya devam etsin…