Uğur Ulusoy'un Köşe Yazısı...

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Aydın’da kürsüye çıkıyor. Uzun bir tören adı var: Ev Sahibi Türkiye 6973 Kura Çekimi, 1482 Konut Anahtar Teslimi, Şehir Hastanesi ve Yapımı Tamamlanan Diğer Yatırımların Toplu Açılış Töreni.

Ama Aydınlıların kulağında kalan tek bir cümle var:

“Aydın Çıldır Havalimanı’nın ticari uçuşlara başlatılması için Ulaştırma Bakanı’na gerekli talimatı verdim.”

Bir cümle.

Bir talimat.

Bir şehir için yıllardır kapalı duran bir kapının aralanması…

Darısı başımıza.

Aydın Çıldır Havalimanı yıllardır atıldı. Eğitim uçuşları dışında hayat yoktu. Ama bir irade çıktı, bir karar verildi ve “ticari uçuş” kelimesi yeniden telaffuz edildi. İşte mesele tam da burada başlıyor.

Çünkü aynı hikâyenin bir benzeri, hatta belki daha ağır bir versiyonu, Kocaeli Cengiz Topel Havalimanı için yıllardır yazılıyor.

Kocaeli…

Türkiye’nin sanayi başkentlerinden biri.

Limanları var, organize sanayi bölgeleri var, ihracatı var, nüfusu var, potansiyeli var.

Ama uçak yok.

Cengiz Topel Havalimanı’nda sadece özel ve eğitim uçuşları yapılıyor. Yıllardır “atıl” denilen ama içinde hâlâ onlarca personelin görev yaptığı garip bir durum söz konusu. Havalimanı var ama uçuş yok. Pist var ama yolcu yok. Kule açık ama kalkış anonsu yok.

Gerçi biz Kocaelililer “müjde” kelimesine de yabancı değiliz.

Zaman zaman o kelimeyi duyduk.

Kısa süreli umutlandık.

Trabzon seferleri başladı mesela…

Büyükşehir Belediyesi duyurdu.

8 Ağustos 2024’te Başkan Tahir Büyükakın çıktı ve büyük bir sevinçle açıkladı:

“Cengiz Topel Havalimanı’ndan Trabzon’a seferler başlıyor.”

Açıklama tamdı, heyecanlıydı, umut vericiydi.

“Talep olursa seferler artacak” denildi.

“Farklı şehirler eklenecek” denildi.

Ama o mutluluk sadece iki ay sürdü.

11 Ekim 2024’te Trabzon’a son uçak indi.

Ve hikâye yine yarım kaldı.

Sonra tanıdık cümleler devreye girdi:

“Kocaeli’nin yanı başında Sabiha Gökçen var.”

“İstanbul’daki havalimanları varken buraya gerek yok.”

“Oraya gidin.”

İyi de…

Neden?

Neden sanayinin kalbinden, bu kentten uçulmasın?

Neden İzmit’ten, Gebze’den, Körfez’den bir yolcu, kendi şehrinden uçağa binemesin?

Neden Aydın için mümkün olan, Kocaeli için hayal olsun?

Kimseye çamur atmadan soralım:

Bu mesele gerçekten “ihtiyaç yok” meselesi mi, yoksa “irade” meselesi mi?

Aydın örneği bize şunu gösteriyor:

Bir havalimanının kaderi, pist uzunluğuyla değil, verilen kararla belirleniyor.

Cumhurbaşkanı bir cümle kuruyor, bir talimat veriyor ve yıllardır kapalı duran bir başlık yeniden açılıyor. Demek ki mesele teknik değil sadece. Demek ki mesele “istersek olur”.

Biz de tam olarak bunu istiyoruz.

Kocaeli Cengiz Topel Havalimanı’nın; İzmir’e, Antalya’ya, Trabzon’a, Mardin’e, belki birkaç stratejik noktaya düzenli ticari uçuşlarla açılmasını istiyoruz.

Ne abartı istiyoruz, ne hayal satıyoruz.

Sadece makul, sürdürülebilir, gerçekçi bir plan istiyoruz.

Dileğimiz şu:

Cumhurbaşkanı Erdoğan Kocaeli’ye geldiğinde, bir kürsüden şu cümleyi de duymak:

“Kocaeli Cengiz Topel Havalimanı ticari uçuşlara açılacak.”

İşte o gün, bu şehir gerçekten nefes alır.

İşte o gün, “Darısı başımıza” cümlesi yerini “Nihayet”e bırakır.

Ve biz de uçağa binip başka şehirlere gitmek için önce başka şehirlere gitmek zorunda kalmayız.

Ne diyelim; Darısı başımıza.

Sağlıklı ve huzurlu günler dileği ile…