Çok rahatsız, huzursuz, tedirgin ve gerginim ülkemde ve dünyada yaşanan akıl ve vicdandan uzak ucube davranışlardan.
Büyük bir ahlaki çürüme içerisindeyiz ve kötülük hapishanesine düşmüş biçareler gibiyiz. Sistemi düzeltmeye değil de entegre olmaya zorunlu olan mahkumlar
Ahlak insanın kendisi dahil varlıklarla ve insanlarla ilişkilerinde nasıl davranması ya da davranmaması gerektiğini gösteren değer yargıları bütünü.
İyi ve kötü arasındaki niyet karar ve etkinlik farklılığı, doğru ve haklı olan davranış zorunluluğu..
Ve ahlakın üç temel kuralı var
Özgürlük: İradeyi kullanarak istediğini yapabilme yeteneği
Erdem: İradenin cesaret, bilgelik, cömertlik gibi iyiyi yapmaya yani ahlaksal olana yönelmesi
Vicdan: Bireyin kendi tutum ve eylemlerini değerlendirme yetkisi
Yani doğuştan getirdiğimiz ‘’İNSAN’’ olma ve ‘’İNSAN’’ kalma zorunluluğu.
Oysa ki toplumca biz sevgi, saygı, akıl ve vicdandan yoksun yığınlar haline geldik.
En güzeline, en iyisine sahip olma hırsı, ben duygusu, kendini üstün görme, kibir ve egoizm vicdanları ses ve ışık görmez odalara hapsetti. HERKES SUÇSUZ AMA KİMSE MASUM DEĞİL…
Ahlak kişilerin giyim kuşamıyla, yiyip içtiğiyle yaşam ve düşünce tarzıyla, efendim oy verdiği parti ile ölçülür oldu. Aynı cemaatten, aynı partiden ve sosyal statüden değilseniz alıyorsunuz ahlaksız damgasını
Mesele aynı olmak değil farklı fikirlerde ve farklı yaşam tarzlarında birbirinin hakkına hukukuna saygılı olmak. Budur insanı ahlaklı yapan; giyim ve yaşam tarzı değil
İnsanlık sevgi ve hoşgörü üzerine kuruludur incitmeyeceksin saygılı olacaksın. Karşınızdakine veremediğimiz değer gösteremediğiniz saygı her gün bizden bir şeyler eksiltiyor çeşitli silüetlerde canavarlara dönüşüyoruz.
Ayeti kerimelere, hukuki kurallara uymak yerine onları kendimize uydurduğumuz esip gürlediğimiz acayip bir devrin esiri olduk.
Kimin ölümü hak ettiğine, kimin daha iyi şartlarda yaşaması gerektiğine, kimin işkence ve hakaret görmesi gerektiğine karar verir, onaylar alkış tutar hale geldik heyhat…
Herkes yaratan adına dahi hüküm verir olmuşş
Oysa bu kadar zor değildi İNSAN olmak
Peki ya neydi
Adil olmaktı mesela, ahlak, saygılı olmaktı karıncanın dahi yaşam alanına tecavüz etmemekti mesela, şiddet uygulamamaktı kendinden daha güçsüz olanı, hakaret etmemekti hiçbir canlıya, bir bitkiyi dahi incitmemekti.
Eşit gelir dağılımı sağlamaktı mesela hakkaniyetli olmak sadece ihtiyaç kadarını almaktı,ı mefaati pahasına doğruları savunmaktı mesela, öfke nöbetlerine tutulmamaktı mesela öldürmemekti hiçbir canlıyı Yaratılan herşeyi Yaratandan bilip muamele etmekti
İlahi yaratıma karşı gelmemekti, Allah adına hüküm vermemek , Yaratanın adını kullanıp kandırmamaktı
Haddini bilmekti ez cümle,
Hakkın olmayana el uzatmak, yemek sol elle yemek kadar dert edilmedi. Bizim kalıplarımıza uymayan insanların gördüğü adaletsizlik hiç içimizi sızlatmadı.
Kötülük yapmamaktır ahlak, yani toplumun olmazsa olmazı…
Gözlerimizin gördükleri kulaklarımızın duydukları her gün daha inanılmaz boyutlara geliyor. Artık üzülen şaşıran duyularımız yorgun hatta enkaz altında. Bu kadarı da olamaz artık demek bile sıradan oldu. Adalet yok kalkınma yok bari ahlaki çürüme bu kadar derin olmasaydı.
Müslüm babanın dediği gibi: Bu benim meselem derin mesele
Ne yazık ki su çürüdü, tuz koktu….
Bırakın kim ne giymiş, kim ne demiş, ne yemiş
Mesele iyi insan olabilmek varoluş gayesini kavramak ve ona göre davranmak
Aslında en kolayı insan olmaktı ama artık, iyi insan olabilmek en zoru bu hayatta
Var mısnız??