Açıklanan emekli maaşlarına ve asgari ücrete bakınca insan ister istemez soruyor: Sizin evinizde kira ödeyen yok mu? Okula giden çocuk, gelen servis parası, alınan defter-kitap yok mu? Yoksa siz hayatı sadece tablolar ve sunumlar üzerinden mi görüyorsunuz?

Çünkü bu maaşlarla ne pazara çıkılır, ne kira ödenir, ne çocuk okutulur. Açlık sınırının altında kalan ücretler hâlâ “iyileştirme” diye sunuluyorsa, bu artık ekonomik bir hata değil; toplumdan kopuşun resmidir.

Kira Var, Fatura Var, Eğitim Var

Bugün asgari ücret, daha ayın başında kiraya teslim ediliyor. Geriye kalanla elektrik, su, doğal gaz, internet, ulaşım karşılanmaya çalışılıyor. Emekli maaşıysa çoğu şehirde bırakın kirayı, tek başına faturaları bile zor ödüyor.

Eğitim masrafı ise başlı başına bir çöküş alanı. Okul forması, servis ücreti, kırtasiye, fotokopi parası… Devlet okulu denilen yerde bile eğitim artık ücretsiz değil. Asgari ücretli çocuk okutmak için borçlanıyor, emekli torununa destek olamıyor.

Ve hâlâ çıkıp “Aile yılı”, “gelecek vizyonu” anlatılıyor.

Siz Hiç Okul Masrafı Ödediniz Mi?

Bir çocuğun okula başlaması artık sevinç değil, endişe sebebi. Asgari ücretle geçinen bir aile için eğitim masrafı lüks kalemi gibi görülüyor. Emekli ise torununa harçlık veremediği için başını öne eğiyor.

Ama belli ki bu tabloyu yaşayan yok. Çünkü yaşayan biri, “asgari ücret geçim ücreti” cümlesini bu kadar rahat kuramaz. Yaşayan biri, emekliye verilen maaşı “makul” bulamaz.

Bu Maaşlar Hayatla Alay Ediyor

Pazarda fiyatlar uçmuş, kiralar kontrolden çıkmış, faturalar kabarmış, eğitim masrafları katlanmış… Ama maaşlar hâlâ kâğıt üzerinde ayarlanıyor.

Asgari ücretli çalışıyor ama yoksul. Emekli ömrünü vermiş ama muhtaç. Bu, istisna değil; bilinçli olarak kurulan bir düzenin sonucu.

Sorun “kaynak yok” meselesi değil. Sorun, kimin kaynak olarak görüldüğü. Çünkü yük her seferinde aynı kesimin sırtına bindiriliyor.

Sizin Hayatınızda Bunlar Yok Mu?

İnsan sormadan edemiyor:
Sizin evinizde kira artışı konuşulmuyor mu?
Faturalar gelince yüzünüz asılmıyor mu?
Okuldan gelen masraf listesi canınızı yakmıyor mu?

Eğer bunların hiçbiri yaşanmıyorsa, o zaman açıklanan maaşlar anlaşılır. Ama bu ülkede milyonlarca insan için gerçek hayat böyle değil.

Açlık sınırının altında kalan maaş, yalnızca mutfakta değil; evin her odasında hissedilir. Mutfakta, okulda, kirada, faturada…

Ve artık mesele şu noktaya gelmiştir:
Bu maaşlarla yaşamayı kimse bilmiyor değil;
Bu maaşları belirleyenler, bu hayatı hiç yaşamıyor.