Sevil Beyaz'ın Köşe Yazısı
İnsanoğlu yeryüzündeki en karmaşık yapıdaki canlı...
Karmaşıklığı dış sebeplerden değil tamamen içsel yolculuğundaki serüveninden ötürü.
Hayata, olaylara bakışı yaşadığı anlık duygularla örtüşüyor.
Bazen suçlayıcı yargılayıcı bazen öfkeli negatif.
Olan biteni hep dışarıda gören bir duruşu var.
Halbuki olan biten insanın içinde.
Gem vuramadığı duygular, törpüleyemediği alışkanlıklar
Önüne bir türlü geçemediği hırslar...
Hepsi kendisinden ama o dışarıda görüyor içini.
İşte ömür sermayesi tam da bu noktada anlam kazanıyor.
Bozuk para gibi harcadığımız zamanımız, az emekle pahası biçilemeyen elmaslar varken önümüzde çocuk misali oyalanıyoruz.
Zaman hızla akıp giderken farkına varamıyoruz.
Mal mülk eşya can canan hepsi oyalıyor.
Geride hep ayrılık sızısı çeken ama acısını hep başka şeylerde arayan bir ömür kalıyor.
Pişmanlıklar, keşkeler , yapmasaydılar yapsaydımlar...
İnsan zaman karşısında biraz durmalı doğanın evrenin sesine kulak verip saatine uymalı ve seyretmeli.
Görelim mevla neyler neylerse güzel eyler kapısını aralamalı.
Gelene hoş geldin gidene hoş gittin diyebilmeli ki kendisi de bitirirken yaşamını hoş götürebilsin.