Çetin Çıldır'ın Köşe Yazısı
Büyükşehir belediyeleri yasası en önemli yasalardan biridir.
Yerel yönetimleri iktidarların insafına terkedilmekten kurtarmıştır. Bölgelerinde toplanan vergilerden belli oranı otomatik olarak büyükşehirlere aktarılır. Emlak vergisi, su ve atık su, belediye şirketleri vb. gelir kalemleri de ilave edildiğinde, sıradan ülkelerin bütçelerinden daha fazla bütçe ortaya çıkar.
Bunu zaten sn. İmamoğlu da seçim öncesinde şu ifade ile anlatmıştı.
- İstanbul eğer israf edilmezse mevcut bütçesi ile yatırım da yaparak mükemmel yönetilir.
Bu ifadelere ilave olarak döneminde kaç km. metro yapacağına kadar çeşitli vaatlerde de bulunmuştu. Geçen sürede ne kadar tasarruf ettiğini açıklamasa da hafızalarda sadece ISKI parkına topladığı, sonra da sayısını arttırarak sürdürdüğü makam araçları kaldı.
Vaatlerinin ne kadarını geçen sürede yaptığı İstanbul seçmeninin sorunudur.
Pandemi süreci ise tüm ülkenin sorunudur. Bu süreçte merkezi iktidarın üzerine düşen konular olduğu gibi yerel yönetimlere de düşen sorumluluklar vardır. Fazilet durağından toplu taşımaya toplu halde binme hikayesi de hafızalarda.
Bir diğer hafızalara her gün kazınan görüntü, toplu taşıma araçlarındaki üst üste insan manzaraları. Mesela bu süreçte yayılmayı engelleme adına neler yaptınız?
Son yerel seçimlerde büyük şehirlerin önemli bir bölümü muhalefete geçti. Adana'nın yaptığı muhteşem! sahra hastahanesinde son durum ne bilen var mı ?
Askıda fatura tiyatrosu da sahnelere kısa sürede veda etti. Son tiyatro mezarlıklar müdürlüğü üzerinden devletin ölüm rakamlarını gizlediği konulu oynanıyor. Yıllardır şehit cenazeleri üzerinden oynanan oyun , bu süreçte yeni versiyonu ile sahnelerde.
Muhalefete mensup insanlar zaten buna inanmaya hazır. Sadece şunun cevabı bulunamıyor. Siyasi iktidar bu sürecin başında dünyanın en iyisi biz olacağız diye taahhütte mi bulundu ki, Avrupa 30- 40 bin vaka ve ciddi ölüm sayıları açıklarken sayıları gizliyor. Zaten turizmin tüm dünyadaki durumu malum , turist gelsin diye mi gizliyoruz? Bu soruları uzatmak mümkün burada keselim , efsanelere değil devletin verilerine inanın.
SON SÖZ
Bu yazı salgından muhalefet belediyelerini sorumlu tutma yazısı asla değildir. Salgın sürecinin başarılı veya başarısız yürütme sorumluluğu merkezi yönetime aittir. Sadece yardımcı olması gereken yerel yönetimlere destek olmadınız eleştirisidir. Bu eleştiri sadece muhalefet belediyelerine de değildir. Büyük bütçeleri yöneten tüm belediyeleredir. İktidar belediyeleri, sürecin başında destek olsa da sonrasında bu destek de kaybolmuştur.
Mesela Kocaeli Büyükşehir'e bu süreçte deniz ulaşımını etkin kullanın, uğramadığı Ulaşlı, Ereğli ve Halıdere gibi iskelelere de uğratın millet üst üste seyahat ediyor diye yazı yazdık. Cevap maliyet oldu. Sanki muhteşem bir tasarruf politikası yürürlükte. Sahi bir açıklasanıza iktidar ve muhalefeti ile hepiniz bu salgının yayılmaması adına neler yaptınız? Toplu taşıma yayılmanın en önemli noktalarından biri ne önlemler aldınız?
Sorum tüm yerel yönetimlere, her şeyi merkezden bekliyorsunuz, bu süreçte siz NE YAPTINIZ ?