Ahmet AKÇAALAN'ın Köşe Yazısı

Siyaset hızlandı,

Partilerde il ve ilçe kongreleri heyecanı yaşanıyor.

Ak Parti, CHP, MHP, İyi Parti, Gelecek Partisi son manşet ise Deva Partisi oldu.

Kim ne der bilmem,

Benim sahada gördüğüm Deva Partisi için Kocaeli’nde hareket var. Merak ediyorlar, kulislerde konuşuluyor ve haberlerinin reytingi var.

Deva Partisi vatandaşın üçüncü gündemi.

Birinci gündem ekonomi, ikincisi pandemi, üçüncüsü ise Deva Partisinin ne yapacağı?

Deva Partisi yöneticileri, ya vatandaşta olan bu hareketi hataları ile söndürecek, ya da güçlendirecek bir dalga oluşturacak.

Gazeteci olarak gördüğüm şu; vatandaş Deva’nın ne söyleyeceğini, ne vereceğini merak ediyor. Siyaset inandırmaktır. Deva Partisi yöneticileri başarmak için vatandaşı inandırmak zorunda….

Asıl zor süreç şimdi başlıyor.

“Deva iktidar olur” demek ne kadar doğru bir analiz değilse “Deva kötü başladı, bitik” demek bana göre o kadar yanlış tespittir. Benim bir öngörüm ise 2023 ile 2025 arası Deva Partisi’ni daha çok konuştuğumuz yıllar olacak.

Bekleyip, süreci izlemek lazım.

Kocaeli için ise 5 isim il başkanlığı için Ankara’ya çağrıldı; Adem Koç, Zekeriya Özak, Orhan Sarısüleyman,  Avukat Banu Bilgin ve Semih Taşveren.

İl Başkanlığı ise Adem Koç’a verildi.

Adem Koç, Zekeriya Özak, Orhan Sarısüleyman isimleri kamuoyunun tanıdığı, sevdiği ve saydığı isimler…

Bu isimlerde dikkatimi çeken bir detay var. İzmitli, Karadenizli (Trabzonlu), Doğu kökenli (Siirtli) ve Anadolu merkezi (Kayseri). Yani şunu demek istiyorum; Deva, Türkiye partisi olmaya dikkat ediyor.

Kocaeli’nde dahi isimler seçilirken her kesim sürece dahil ediliyor. Çok önemli bir detay ve bunu korumaları gerekiyor. İl yönetimi oluştururken, toplumun her kesiminden mesleki ve sosyolojik olarak almaya dikkat etmeliler.

Gelelim Adem Koç’a…

Öncelikle böyle bir dönemde Koç’u cesareti için kutluyorum. Bugün Davutoğlu parti kurdu diye üniversitesi kapandı. Babacan’ın başına “neler gelecek” bu tartışılıyor. Böyle bir dönemde görev üstlendiği, siyasete girdiği için kutluyorum.

Adem Koç bu şehirde sevilen ve sayılan isim.

Saygı duyuluyor.

Ticaretle uğraşan iş insanı.

Üreten, ülkeye katkı sağlayan bir esnaf.

Rant ve yolsuzlukla anılmadı.

Her kesimden takdir gördü.

Ak Parti’nin teşkilatlanmasında tabiri caizse kalbindeydi.

Örnekle anlatayım; Adem Koç’un iş yeri Ak Partili siyasetçiler tarafından bir gün olsun boş kalmadı. Ak Partili il başkanları, milletvekilleri, bakanlar Koç’u hep ziyaret etti, danıştı, şehirde bir aktör olarak gördü.

Kolay kolay Ak Partiler tarafından eleştirilebileceğini düşünmüyorum.

Adem Koç’un, Zekeriya Özak, Orhan Sarısüleyman gibi doğru isimlerden biri olduğunu düşünüyorum. Koç, Özak ve Sarısüleyman’dan her şekilde, her fırsatta faydalanmalı.

Adem Koç’un büyük sınavı ise teşkilatlar olacak.

Koç, çok dikkat etmeli…

Kurucu il başkanı olarak görevlendirmelerde ince eleyip sık dokumalı, yanlış bir görevlendirme asla yapmamalı…

Kendisine üç önemli uyarım olacak;

-Teşkilatlar kurulduktan sonra istifa amaçlı geleceklere dikkat etmeli…

-Rant ve yolsuzlukla anılan isimlere dikkat etmeli…

-İsimlerin referansının yanı sıra siyasette kaybolan kaliteye dikkat etmeli… Kaliteli isimleri yönetime almaya çalışmalı.

Bundan sonrası zaten vatandaşın gönlüne girmede,

Onu da zaman gösterecek…

Vurgulamak istediğim, bitik veya iktidar demek için çok erken.

Ancak bu yola çıkmak bir cesarettir, Ankara’ya giden isimleri cesaretinden dolayı kutlarım.

Yeni bir parti, ülkemize ve ilimize hayırlı olsun demek düşer.