Çetin Çıldır'ın Köşe Yazısı
Artık kronik bir hastalık haline gelmeye başlayan ve tedavisi her geçen gün zorlaşan bir soruna değineceğiz bugün. Kaybettiğiniz her şeyi geri kazanma şansınız olabilir ama umudu kaybederseniz yapacak bir şey yoktur. Son yıllarda planlı yapıldığını düşündüğüm bir propagandanın etkisi altındayız.
Biraz açalım;
Konuştuğunuz insan muhalif ise sürekli duyduğunuz şeyleri hatırlayalım. Bu ülke bitmiş, üretim yok , tarım bitmiş, fabrikalar satılmış satacak şey de kalmamış, ekonomi zaten batmış, adamlar ( süper denilen güçler) planlarını yapmış, çizilen tablo uzatmaları oynuyoruz. Bu psikoloji ile yaşamanın zorluğunu bir düşünün insan üzülüyor.
Eğer konuştuğunuz iktidar tarafında ise tam tersi mükemmel giden dünyanın kıskandığı bir ülke tablosu dinliyorsunuz. Aynı gün bu iki gruptan insanla oturan ve ortada olan bir insanın ruh halini bir düşünün. Her iki tablonun da kendi içinde farklı tehlikeleri var. Bu ülke çizilen iki tablonun tam ortasında yani ne siyah ne de beyaz.
Evet devlet Tüpraş, Telekom vb. şirketlerini sattı ama farklı sektörlerde yer alan Thy, Aselsan, Tai , Roketsan gibi şirketlerini de büyüttü. Yani devlet bu dönemde ihtiyacı olacağını düşündüğü sektörlere yatırım yaptı. Ayrıca bu sektörlerdeki şirketlerde de önemli yerlere geldi.
Ülke üretmiyor diyorsunuz ihracat rakamlarını, toplam üretim rakamlarını artık internette bulabiliyorsunuz bir bakın. Açılan fabrika yapılan yatırımlar her şeye ulaşabilirsiniz bir zahmet araştırın. Saçma sapan klişeleri bırakın. Şuna varım nüfusa göre daha fazla yatırım olmalı ve daha fazla üretim yapmalıyız evet. Ama üretmiyoruz büyük yalan.
Ekonomik olarak daha iyi olmalıyız evet ama battık bittik büyük yalan.
Türkiye sağlık turizminde 5. sırada. Savunma Sanayinde önemli yol aldığımız ortada. Eğitimde, hukuk sisteminde birtürlü başarılı olamadığımız da. Yani iyi olduğumuz ve olmadığımız alanlar var.
Geleceğe dair umutlu olmak için gerekçelerimiz de var acil düzeltmemiz gereken yerler de. Resmi doğru okuyun boşa kendinizi de milleti de bunalıma sokmayın.
SON SÖZ
Siz siz olun ülkenize ve devletinize güvenmekten vazgeçmeyin. Ülkesini ve devletini aşağılayan, kâbus senaryoları yazanları ciddiye almayın. Bunu ya siyasi hesaplarla ya da cehaletlerinden yapıyorlar. Onların hayranı oldukları ülkelerin bir virus ile düştükleri durumlara bakın. Türkiye bir yandan virüs ile mücadele ederken diğer yanda Suriye Irak Ve Libyada operasyon yürütüyor. Akdeniz'de donanma içerde terörle mücadele de cabası. Eksiği ve fazlasıyla bu devlet ayaktadır. Diz çökmesini bekleyenler daha çok bekleyecek. Içerden ve dışardan organize saldırılar tabii ki devam edecek. Etsin de zaten, bu ülkeyi diri tutan budur. Dünyanın merkezinde bin yıldır ayakta durmanın özgüvenini taşıyın. Bu ülkeyi tüketmenin tek yolu umudu tüketmektir. Bir tek buna izin vermeyin yeter. Bu millet ordusu terhis edilmiş limanlarına girilmiş başkenti bile işgal altında iken umudunu kaybetmedi.
UMUDU TÜKETMEYIN !!!