Çetin Çıldır'ın Köşe Yazısı

Dün belki olan biteni anlamak çok zordu. Bugün ise ortalık çok karışık gibi görünse de her şey çok net. Siyasi taassubunuz terketmeyi biraz olsun başarabilirseniz anlayacaksınız. Dünyaya sadece Ankara merkezli siyasetin penceresinden bakarsanız hiçbir şey anlamazsınız. Anladığınızı sandığınız şeylerin çoğu da yanlış anlamadır.

Son dönemlerde dünyanın yeni merkezi Akdeniz oldu. Hemen herkes Türkiye - Yunanistan - Fransa gerginliğini, Askeri siyasi ekonomik sonuçlarını konuşuyor. Biz başka taraflara bakalım. Kraliçenin ülkesi Ingiltere , haritalarını çizdiği bölgelerde bu kadar olay oluyor ortada yok. Garantörü olduğu Kıbrıs' da hem de Akdeniz bu kadar önemli hale gelmişken Fransa askeri üs kurmaya çalışıyor, uçak indiriyor, bölgeye uçak gemisi gönderiyor, hemen herkes safını belli ediyor Ingiltere ortada yok. Bu sorunda bir numaralı soru Ingiltere olmalı soranı pek duymadım. Sanki kraliçe öldü veya Ingiltere artık bu işleri bırakmış balık tutma hayali kuran emekli moduna geçmiş zannedenler var . Ingilizler sahada ise belirleyici önemli bir faktördür, ama sahada değil ise durum görünenden daha başka ve tehlikelidir. AB den ayrılmış Ingiltere yeni pozisyonunu henüz göstermiyor. Ingiltere'yi tarih boyunca önemli kılan devletinin stratejik aklıdır. AB den ayrılmış , görüntüde ABD nin arka bahçesi İngiltere görüntüsüne aldananlar yanılıyorlar. Bu dünyada iki balıkta, iki devlette kavga ediyorsa önce Ingiltere'ye bakmak gerekir. Bu olayda henüz ortaya çıkmamış olması iyi analiz edilmelidir. Kendi enerjisine Akdeniz üzerinden ulaşmış bir Avrupa , Ingiltere'nin en son isteyeceği şeydir. Bu durum Rusya açısından da büyük tehlike oluşturur. En büyük pazarını kaybetmiş Rusya tarihin çöplüğüne gider. Bu izleri okuduğunuzda Türkiye, Rusya ve Ingiltere'nin ortak çıkarlara sahip olduğunu görebilirsiniz. Türkiye ve Rusya bir çok cephede karşı karşıya gibi görünse de gerçekte ortak hareket etmektedir. Bu ittifakın arka planında Ingiltere'yi aramak şaşırtıcı olmayacaktır. Bu ilişkinin çok yakın bir gelecekte stratejik ortaklığa dönüşeceğini tahmin ediyorum. Böyle bir ittifak Akdeniz'de tüm dengeleri değiştirir. Bu denklemde yer bulamayan ülkeler yeni dünya düzeninin asli oyuncusu olamaz.

SON SÖZ

Türkiye Akdeniz konusundaki tezlerinde haklı mı ? Neresinden bakarsanız bakın kesinlikle. Rahmetli Erbakan'ın sıkça kullandığı bir söz geliyor akla. "Batı haktan değil güçten anlar" Sanıyorum son yaşananlar tam da bu sözün özeti. Bugün eğer askeri olarak belirli bir güce sahip olmasaydık yaşanacakları herkes tahmin edebilir. Türk devleti bu haklı tezine sahip çıkmaya odaklanmışken muhalefetimizin odaklandığı konu erken seçim. Bu hafta sıra İyi parti genel başkanında idi. Enteresan olanı siyasi tabanlarında bu durumu yadırgayan kimsenin olmaması. Dünyanın gündeminden bu derece kopuk bir muhalefeti sadece bu topraklarda bulursunuz. Muhalefetimizin orada veya burada ne işimiz var dışında alternatif bir öneri getirdiğini duyan var mı ? Bu komedinin bu kadar zemin bulabilmesi asıl ilginç olan.

Akdeniz'de düğüm nasıl çözülecek sorusunun cevabı, bu ülke önümüzdeki yüz yılı nasıl geçirecek gösterecek. Bu işin bedeli de var ödülü de. Mesele ayakların sağlam basması. Yerel siyasete odaklanmak şu an için bu devletin en son isteyeceği şey. Buna bakmamızı sizce kimler istiyordur siz ona bakın...