Çetin Çıldır'ın Köşe Yazısı
Devletin son dönemlerde peş peşe yaptığı hamleleri hâlâ anlamamakta direnenler var. Biraz dikkatli gözle ama siyasetin etki alanından sıyrılarak bakmayı deneyin. Devlet bütün unsurları ile sahada. Deniz kuvvetlerinden havaya, özel kuvvetlerden istihbarata tüm unsurları ile. Bu denli hareketliliği cumhuriyet tarihinde ilk kez görüyoruz. Yine cumhuriyet tarihinde ilk kez saflar bu kadar net. Kimse bir şeyin arkasına saklanma gereği bile görmüyor. ABD ilk kez bir terör örgütüne bu derece açık destek veriyor. Fransa , Suudi Arabistan, BAE Mısır ve diğerleri hepsinin tavrı açık ve net. Peki bu unsurlar neden bizi hedef tahtasına koydu. Gerçi milletimizin bir bölümü hedefe konanın Erdoğan olduğunu sanıyor. Onları nefretleri ile baş başa bırakıp konuya devam edelim.
Bu devlet uzun yıllar yanıbaşındaki olayları bile sadece izlerken neden bir anda bu derece agresif cevap verir hale geldi?
Bu sorunun cevabı, neden hedefe konduğumuz sorusunun da cevabı. Biraz geriye gidelim. Küresel devlet ve güçler son döneme kadar bu ülkeyi kontrol etmeyi yeterli görüyordu. Yönetime istediği ya da kontrol edebileceği kişilerin gelmesi ve gelenlerin de onların istediği politikaları uygulaması yeterli görülürdü. Zaten bu sınırları aşanları tasfiye yöntemleri hep vardı. Darbeler suni ekonomik krizler durup dururken bölünen siyasi partiler özetle hep benzer yöntemler. Zaten daha kurulurken sızdıkları siyasi partiler onlar için kolay hedefti. Parlementer sistemin güçlü iktidarlar üretme zaafiyeti istedikleri uygun ortamları her zaman sağladı. Meselenin sıkıştığı yer artık yönetime etki etmeyi yeterli görmemeleri. Bu devleti,çevresinde yapmayı planladıkları işler için engel olarak görüyorlar. Olan biten de devletin kendisini koruma refleksini çalıştırmasından ibaret. Başkanlık sistemi ile merkezi kuvvetlendirmek ilk adımdı. Devamı da karşı hamlelerle geliyor.
SON SÖZ
12 Eylül darbesinin ABD başkanına " bizim çocuklar başardı " diye bildirildiğini çok kişi bilir. Bu ülkede onların çocukları hep oldu. Dikkatli bir gözle bakarsanız belki onların çocuklarını görebilirsiniz. Konuşmaları dikkatle dinleyin kim onlarla aynı çizgide ifadeler kullanıyor. Hangi meselede kim nerede duruyor. Hatta siz nerede duruyorsunuz? Söylemleriniz onların politikaları ile ne kadar örtüşüyor. Bırakın siyaseti onlar siyaset değil sizin devletinizi hedef alıyorlar. Bunu anlamanız için Suriye Irak Libya gibi olmamız mı gerekiyor. Israrla yazıyorum belki bir kişi anlar diye. Bir bakın sizin istediklerinizi başka kimler istiyor. Savunduklarınızla kimlerle aynı çizgiye geliyorsunuz. Sizin istediklerinizi sizin dışınızda kimler istiyor . Yazımızı bir siyasi tahmin ile sonlandıralım.
Şu an uygulanan siyaset bir devlet politikasıdır. Erdoğan sonrasında da bu politikaları en az bu kararlılıkla savunanlar gelecektir. Bu devlet ve millet bir kez ayağa kalktı bir daha geri adım atmaz. Bu topraklardan bir daha bizim çocuklar başardı haberi alamayacaksınız. Alışın ya da savaşın tercih sizin...