Kendimizi yorgun hissettiğimizde, dünyanın da yorgun olduğunu düşünüyor insan. Oysa dünya olduğu gibi duruyor yerinde. İçinde bulunan yaşam yorgun, hayat yorgun, zihinler yorgun, düşünceler yorgun… Yorgunluğun bile içinde yorgun insan.

O kadar çok şey var ki zihinlerimizi oyalayan… Bazen zaman nasıl geçti, hangi ara büyüdük, aile olduk anlayamıyoruz. Bir gün kendimle konuşmayı, kendime zaman ayırmayı; neyim, kimim, ne yapıyorum diye düşünmeyi denedim.

Yaşım 46 olmuş… Ama daha dün, asfaltı olmayan toprak yolların kenarında, toprağı suyla karıp kalıp yaparak şekiller veren çocuklardık. Çok nadir araba geçen yollarda misket oynayan, gazoz kapaklarıyla birbirimizi yenen çocuklardık. Arka fonda Ferdi Tayfur çalan, mısır püskülünü gazete kâğıdına sarıp sigara içen çocuklardık. Bir gün büyür de adam olur muyuz, askere gider, evlenir, çocuklarımız olur muydu diye düşünürdük.

Genç de olduk… Hayali aşklar da yaşadık. Sevdik, özledik. Okulların ara tatillerinde çalıştık. Hatırlıyorum; ilk kazandığım parayla anneme altın küpe almış, kardeşlerimin okul ihtiyaçlarını karşılamıştım. Ne de olsa evin abisiydik.

Uzun uzadıya hayat hikâyemi yazacak değilim elbet ama insan hatırladıkça özlüyor çocukluğunu.

Dedim ya, yaşım 46 oldu… Ve bana bu satırları yazdıran o duygunun sahibi kızım Betül’ün yaşı da bugün 19 oldu.
“Baba, ben 19 oldum” dedi… Gözlerim doldu.

İlk doğduğu günü hatırlıyorum; gözyaşları içinde kucağıma aldığım o günü… İnsan ne çabuk eskiyormuş.

İlk göz ağrım… Ondaki gayret ve çalışma aşkı beni en çok sevindiren yanlarından biri. Bize hiç ihtiyaç duymadan, dershaneye gitmeden, ek ders almadan; tırnaklarıyla kazıyarak önce liseyi bitirdi, daha sonra şimdi üniversitede 2. sınıfta.

Bazıları için sıradanmış gibi gelebilir. Ama hikâyesini bilmek, çabasını görmek; o hikâyenin nasıl yazıldığını bilmek bambaşka bir şey. Ancak yaşayan bilir.

Onun için en çok gurur duyduğum şey; iltifata ihtiyaç bile duymadan, çevresindeki insanların onun için ifade ettiği sözler. Benim için büyük bir gurur ve övünç meselesi. Günümüzün bu bozuk düzeninde, bu kadar karakterli, ahlaklı ve emin bir kişi olduğunu söylemeleri bir baba için en büyük kazanç ve onur.

Bana yaşattığı gurur ve örnek insan olma yolunda kattığı şeref için ona teşekkür ediyorum.

İyi ki doğdun, iyi ki varsın kızım…
İkrime Betül’e…