Yaklaşık bir aydır Kocaelispor kongresi her yönüyle tartışılıyor, konuşuluyor. 17 Mayıs'ta yeterli çoğunluk sağlanamadığı için 24 mayıs’a ertelendi. Sezon bittikten sonra yeni sezon planlamaları için basında herkes transfer yapıyor, herkes kulübe bir başkan adayı belirliyor. Özellikle son bir haftadır kongre sürecine girildiği için bu konular daha çok yazılır, çizilir hale geldi.
Benim yazılarımı ve haberlerimi takip edenler az çok bilir; sadece yazı ya da haber okunsun diye fıs fıs haberler yapmam, yazmam.
Üç dört gündür Kocaelispor başkanlığı için Bilal Cem Acar’ın ismi çokça yazıldı, çizildi. Ben de kendisiyle konuşup işin gerçek yönünü sordum. Çıkan haberler için "boş beleş işler" dedi. Liste yapmadığını ve başkan olmak gibi bir niyetinin bulunmadığını belirtti. Kendisine ait işlerin başından aşkın olduğunu ve bu işlerle uğraşamayacağını ifade etti.
Ben de bu durumu doğal olarak haberleştirdim. Tabii ki Bilal Acar’ın başkan olmasını isteyen bazı kişiler beni arayarak, "Bilal Acar’la ne alıp veremediğin var, niye başkanlığına engel olmaya çalışıyorsun?" gibi sitemlerde bulundu. Hatta mevcut yönetimden dahi sitem edenler oldu.
Bir sonraki gün ise bazı gazetelerde, "Bilal Cem Acar başkanlığı kabul etti, listesi hazır" şeklinde yayınlar yapıldı ve bazı isimler basına servis edildi. Bu sırada benim yaptığımdan dolayı, haberin içeriğini alıntılayıp farklı yorumlarla sunanlar da oldu.
Bilmeyenler için söylüyorum: Bilal Abi ile abi-kardeş gibiyizdir, kendisi benim için çok değerlidir. Ben onun aleyhine olacak hiçbir yazıya ya da habere imza atmam.
Dediğim gibi, bir sonraki gün "Bilal Acar kabul etti, liste hazırlıyor" diye haberler yapılınca Bilal Abi'yi yine aradım. "Kardeşim ben böyle bir liste yapmıyorum, başkanlığı da kesinlikle istemiyorum. Bunlar benim dışımda yapılan çalışmalar" dedi. Ayrıca, Tahir Bey’in kendisinin başkan olması konusunda istekli olduğunu bildiği için, akşam saatlerinde kendisine alternatif isimler sunacağını belirtti. Ancak dün Büyükşehir Meclisi yoğun ve yorucu geçtiği için Tahir Bey ile planlanan o görüşme gerçekleşmedi.
BUGÜN BİLA ACAR’A UGRADIM ÇAYINI İÇTİM
Bugün Güzide Gebzespor’un basın toplantısına katıldım. Oradan dönüşte Bilal Abi'nin ofisine uğradım. Bilal Abi yine aynı noktada; "Ben olmak istemiyorum" diyor. Aslında başkan olmak istemediğinden değil, kulübün mali tablosunun iç açıcı olmamasından dolayı böyle bir yükün altına girmek istemiyor.
Mesela yarın, futbolcuların çektiği ihtarlar yüzünden 35 milyon TL'lik bir ödeme var ve şu an bu para toplanabilmiş değil. Acil olarak 2 hafta içinde kasaya 300 milyon TL sıcak para lazım ama kasada para yok. Önümüzdeki 3 ay içinde ise toplamda 750 milyon TL'ye ihtiyaç var; çünkü sözleşmesi biten ve yeni alınacak oyuncular için ön peşinatlar gerekiyor.
Vergi ve SSK borçlarına hiç girmiyorum 300 ile 500 milyon arsıda onalar var.
Kendisi yönetimde olmamasına rağmen, geçtiğimiz günlerde borçlar ödensin diye kulübe yüklü miktarda para desteği sağladı. Aslında Bilal Acar’ın önündeki engeller onu durduruyor. "Acil 300 milyon TL verecek varsa buyursunlar, başkan olayım" diyor.
Aslında sonuna kadar haklı. Mevcut yönetimde bile kulübe 100 bin TL dahi bağış yapmamış insanlar varken, tüm yükü tek bir kişinin üzerine yıkmak zulüm olur. Stresten "3 günde 3 kilo verdim" diyor. Bilal Acar’ın başkanlıktan kaçtığı yok, önünde çok ağır bir mali yük var.
Şunu açıkça gördüm: Bilal Acar başkanlığı kabul ettiği anda muhteşem bir yönetim kadrosu kurar. Ancak önemli olan bu kadronun elini cebine atmasıdır; o da haklı olarak buna güvenemiyor.
Akşama sabaha belki karşımıza bir başkan adayı olarak çıkar, belki çıkmaz... Ama onun asıl planları bambaşka. Tamamen bu gündemden uzaklaşıp sakin bir yaz dönemi geçirmek ve tatil yapmak istiyor.