Ahmet AKÇAALAN
Ali Kalkancı,
Müslüm Gündüz,
Fadime Şahin,
Şu isimler dahi benim gibi düşünenler için bir oyunu, kurguyu anlatmaya yeterli…
Dün bu isimlerdi, sonra FETÖ oldu.
Şimdi ise küçük bir çocuğumuza taciz eden sapık sahte şeyh Fatih Nurullah…
Bir bitmediler,
Bitmeyecekler,
Bu milletin Allah ve Peygamber sevgisini kullanmaya devam ediyorlar.
Yedi ceddimde bir tarikat veya cemaat üyesi olmayan biri olarak yazıyorum. Kim ne anlar umurumda değil. Türkiye’de tarikat ve cemaat sorunu var. Müthiş paralar dönüyor, özel okullar, özel hastaneler, televizyonlar hatta bankalar kuruyorlar. Sabrı anlatan şeyhler son model arabalara biniyorlar, devlet kadrolarında güçlenmeye çalışıyorlar…
Bu işler nasıl oluyor?
Mutlaka devletin denetim mekanizması oluşturulması gerekiyor. Bu denetim siyasi iktidarların eline bırakılmadan yasalar çerçevesinde yapılmalı. Oy kaygısı olanlar, bu düzenlemeyi yapamaz.
Devlet vatandaşını tuzağa düşmeden korumalı…
Bakın basit örnekle anlatayım. FETÖ davalarında kurban bağışı yapılması sorgulandı. Bağış yapanlar mahkemelerde hesap verdi. Sonra öğrendim ki her cemaat ve tarikatta bu kurban bağışı işi varmış. Şimdi vatandaş açısından sormak gerekiyor; kurban bağışı yapmak yasal olarak suç mu değil mi? Ve ya vatandaş nereleri kurban bağışı yapabilir, kriterleri neler?
Bizim cemaat farklı diyenlere cevabımdır yarın ne olur bilinmez benden demesi…
Bir önemli detay daha var. Çıkıyor bu cemaat ve tarikat liderleri videolarda izliyoruz; devlete, rejime, ülkenin kurucusuna demediğini bırakmıyor, dillerinden kin ve nefret akıyor.
Ve ne yazık ki hesap dahi vermiyorlar.
Kim koruyor bu yüz kişi etrafına toplayınca hoca olan şeyhleri?
Bu konuda acil bir düzenlemeye ihtiyaç olduğu açık…
Bu işin bir de diğer tarafı var…
İslamiyet ile ilgili oh ne güzel bir olay bulduk diye ellerini avuçlayanlar…
Onlara sesleniyorum. Eğer mesele bir çocuğumuza cinsel tacizse hep beraber haykıralım, peşini bırakmayalım, lanetleyelim…
Bu dini kullanarak en büyük zarar verenlerin, din düşmanı olanlara malzeme verenlerin üzerlerinde ki vebali düşünürken tüylerim diken diken oluyor.
Bunları lanetlerken aynı sapık HDP’li bir vekil, CHP’li bir belediye başkanı olunca susmayalım…
Ne demek istediğim anlaşıldı sanırım.
O kadar açık ve net ki,
Günlerdir konuşanlara bakıyorum…
Ne İmam Hatip bıraktılar,
Ne cami cemaati,
Ne Müslümanlık,
Bir sapık şeyh ile kendilerini maskeleyerek, bu milletin manevi değerlerine saldırıyorlar…
Hala bu milletin değerlerini anlamadılar,
Veya bin yıllık dertlerini kusuyorlar…
O yüzden net sorum şu;
Sizin derdiniz sapık şeyhler mi, yoksa İslamiyet’e ne kadar zarar verebilirsek o kadar iyi anlayışı mı?