Çetin Çıldır'ın Köşe Yazısı
Uzun süredir anlamaya çalışıyorum.
Terörle mücadelede seyri değiştiren, Suriye ve Libyada hava savunma sistemlerine karşı etkinliği kanıtlanan ve en son Karabağda dengeleri değiştiren IHA ve SIHA lara muhalefet kanadından gelen saldırıların anlamı ne ?
Her geçen gün artan bir dozajla Selçuk Bayraktar üzerinden milli savunma sanayimize saldırılar artıyor.
TELE 1 kanalında Merdan Yanardağ da kervana katıldı.
Canan Kaftancıoğlu ile başlayan, Veli Ağbaba ve Sezgin Tanrıkulu ile devam eden saldırıların dozajı her geçen gün artıyor. Kanada'nın ambargo kararı ile yaşanan mutluluğu anlamakta zorlanıyordum.
En son açıklamalar ise bu itibar suikastının planlı olduğunu gösteriyor.
Anlaşılan dozaj artarak devam edecek.
Amaçlanan muhalefete mensup kişilerin reaksiyonlarını ölçmek. Ne yazık ki muhalefete mensup sıradan insanlarda bu çabaların karşılık bulduğunu da üzülerek izliyoruz. Konu ile ilgili bilgisi olmayan insanlar bu aletlere montaj sanayi muamelesi yapmaya başladı. Bu anlayışın cehalet ile açıklanması mümkün değildir. Bu ülke sanki yıllardır yüksek teknoloji ürünleri üretiyordu.
Siz neyin kafasını yaşıyorsunuz?
Bu zihniyet değil midir DEVRİM otomobilini imha eden.
Bu kafa değil midir Nuri Killigil ve Vecihi Hürkuşları bitiren.
Bu zihniyet benzin unutulmuş diye devrim otomobilini imha etmişken, iktidara gelmesi halinde sihalar için ne hedefler tahmini zor mu?
Ne zaman birileri çıkıp bu ülke için bir şeyler yapmaya kalksa hedefe konuyor.
Bazı parçaları ithal de olsa, ki alternatifleri Aselsan ve Tusaş tarafından hazırlanmış durumda, bu ürünlerin yazılımı da kullandıkları mühimmatlar da yerlidir.
Piyade tüfeğini bile Almanya'dan alan bir ülkenin son dönemde geldiği nokta önemlidir.
Bunu bile anlayacak kadar milli hassasiyetiniz kalmamışsa kendinizi bir kontrol ettirin.
Bunun adı siyaset de muhaliflik de değildir. Bu milletin mutlu olacağı gurur duyacağı ne varsa saldırıyorsunuz. Bu siyaset ne kadar çukur ise İzmir depremi üzerinden yapılan paylaşımlar da aynıdır. Bu ülkenin toplu mutluluklarına saldıranlar toplu üzüntülerini de ihmal etmemiştir. Sakın boş bırakmayın belki bu millet birlik ve beraberlik aşamasına gelir ki bu hiç istemeyeceğiniz bir durum. Ne diyelim yazıklar olsun.
Geçmiş olsun İzmir seni en iyi Kocaeli anlar.
SON SÖZ
29 Ekim törenlerinde Sn. Kılıçdaroğlu'nun basın açıklamasında hemen arkasında Canan Kaftancıoğlu vardı. Mustafa Kemal diyen, Atatürk diyemeyen bu şahsın, 29 Ekim törenlerinde sahne alması parti içindeki gücünü gösteriyor. CHP de fiili eş başkanlık modeli hayata geçmiştir. Eş başkan da malum Canan Kaftancıoğlu. Bu hali ile CHP'nin kendisini ve olası bir iktidarı durumunda ülkeyi nereye taşımayacağının yorumu zor değil. Biz niyet okumuyoruz, kendi ifadelerinin analizini yapıyoruz. Onlar söylüyor biz yorumluyoruz. Ne bir eksik ne bir fazla. Milli Savunma Sanayiinin en değerli ürünlerine saldıranların kendilerini bu ülkeye ve millete ait hissetmediklerini düşünüyorum. Bu aletlerden bildiğim kadarı ile en çok Ruslar, Fransızlar, Ermeniler ve Yunanlılar rahatsız. Bu açıklamaları yapanlar kendilerini bunlardan hangisine ait hissediyor çok merak ediyorum. Oldunuz siz hem de çok oldunuz...