Yüksek tansiyon, klinikte en sık karşılaştığımız ve çoğu zaman fark edilmeden ilerleyen sağlık sorunlarının başında geliyor. Bir diyetisyen olarak şunu net söyleyebilirim: Tansiyon kontrolü yalnızca ilaçla değil, doğru beslenmeyle mümkündür. Hatta çoğu bireyde beslenme düzeni değiştiğinde tansiyon değerlerinde anlamlı düşüşler gözlemliyoruz.

Tuz: En Sessiz Ama En Etkili Faktör

Danışanlarımla çalışırken ilk ele aldığımız konu tuz tüketimi oluyor. Günlük tuz ihtiyacı en fazla 5 gram iken, paketli ve işlenmiş gıdalarla bu miktar fark edilmeden aşılabiliyor. Salamura ürünler, hazır çorbalar, şarküteri ve dışarıda tüketilen yemekler tansiyonu yükselten gizli tuz kaynaklarıdır. Yemeklerde tuz yerine baharat, limon veya sirke kullanmak küçük ama etkili bir adımdır.

Potasyum ve Lif Desteği Olmadan Olmaz

Tansiyon dengesi için yalnızca tuzu kısmak yeterli değildir. Potasyumdan zengin besinler, sodyumun damarlar üzerindeki olumsuz etkisini dengeler. Yeşil yapraklı sebzeler, yoğurt, kefir, kuru baklagiller ve meyveler bu açıdan beslenmenin temelini oluşturmalıdır. Aynı zamanda liften zengin bir diyet, damar sağlığını destekleyerek kan basıncının daha stabil seyretmesine katkı sağlar.

Yağ Seçimi Tansiyonu Doğrudan Etkiler

Doymuş ve trans yağlardan zengin beslenme damar sertliğini artırır. Bu nedenle tereyağı, margarin ve kızartmalar yerine zeytinyağı, ceviz, badem ve yağlı balıkları öneriyoruz. Haftada en az iki gün balık tüketimi, hem kalp hem de tansiyon sağlığı açısından oldukça kıymetlidir.

Beyaz Ekmek Yerine Tam Tahıl

Beyaz ekmek ve hamur işleri kan şekerinde ani dalgalanmalara yol açarak tansiyon kontrolünü zorlaştırır. Tam buğday, bulgur ve karabuğday gibi kompleks karbonhidratlar daha uzun süre tokluk sağlar ve kan basıncının dengelenmesine yardımcı olur.

Beslenme Tek Başına Değil, Yaşam Tarzıyla Birlikte Etkilidir

Düzenli yürüyüş, kilo kontrolü, yeterli su tüketimi ve kaliteli uyku; beslenmenin tansiyon üzerindeki etkisini güçlendirir. Birkaç kilo kaybının bile tansiyon değerlerini olumlu yönde etkilediğini görüyoruz.

Sonuç olarak, tansiyon kontrolü geçici diyetlerle değil; kişiye özel, sürdürülebilir bir beslenme planı ile sağlanır. Her bireyin yaşı, kilosu, kullandığı ilaçlar ve eşlik eden hastalıkları farklıdır. Bu nedenle en doğru yaklaşım, bir diyetisyen eşliğinde planlanan bütüncül bir beslenme tedavisidir.