Çetin Çıldır'ın Köşe Yazısı
Yaşlı dünyamızda iki tip devlet bulunur.
Birinci grup kadim milletlerin kurduğu devletler, ikinci grup bu milletlerin kurulmasına izin veya katkı verdiği devletler. Kadim milletlerin kurduğu devletler, bazen zayıflar, bazen düşer ama hep var olurlar. Diğerleri ise izin verilen sınırlarda, çizilen sınırları aşmadan belirli süre için hayatlarını devam ettirirler.
Kadim milletler, İngilizler, Almanlar, Ruslar, Persler ve Türkler.
Bu milletlerin ortak özelliği saldırıya uğrarlar ama işgal edilemezler.
Zaman zaman geriye düşerler ama hep geri dönmeyi başarırlar. Bu devletlerde bir devlet geleneği ve aklı olduğunu ilk bakışta bile anlarsınız. Aralarında dönem dönem savaşlar da yaşansa derin bir ilişki hep vardır. Bu dünya üzerinde nasıl bir düzen kurulursa kurulsun bu milletlerin hep bir devleti olur.
Bazen bittiler artık zannedersiniz ama asla bitmezler hep dönmeyi başarırlar.
Diğerleri ise o dönemin oyuncularıdır. O dönem bittiğinde onların dönemi de biter. Sınırlarını değiştirmek çok kolaydır bir operasyona bakar. Tarihte yüzlerce yıl işgal altında kaldıkları dönemler olmuştur. Sonrasında da işgal bitse de farkında çok da olmadıkları sömürge dönemi başlar.
Bugün Türkiye'de olup bitenleri anlamak için bu gerçekleri bilmek gerekir.
Birileri iktidardakilerin Osmanlı rüyası sansa da olan bu değildir. Bu millet Osmanlıdan önce de önemliydi. Biraz tarih okusanız olan biteni daha iyi anlayacaksınız. Okuduğunuz tarih bu milletin Cumhuriyet öncesini reddettiği için anlamakta zorlanıyorsunuz. Bu millet sadece genetik kodlarına geri dönüyor kopan fırtına da bunun habercisi. Bunu diğer kadim devletler anlıyor bence siz de anlayın. Bu nedenle de sinir uçlarımıza dokunuyorlar.
Geri dönmemizi engelleyemeseler de geciktirmeye çalışıyorlar.
Dikkat ederseniz içeride operasyon yapmaları artık zorlaştı. Bu nedenle de itlerini üzerimize salmaya çalışıyorlar. Yunanistan ve Ermenistan sahnede. Bu unsurlar Osmanlı'nın son döneminde de sahne almışlardı.
Sanki tarih tekerrür ediyor. Ama unutulan onların deyimi ile Osmanlı hasta adam idi yeni devletimiz ise son derece sağlıklı. Eksik yönleri tabii ki var ama bu iki it için bu zaaflar yetmez. Bu milletin geri dönüşü engellenemez.
SON SÖZ
Uzun yıllardır kültür emperyalizmi ile unutturulmak istenen geçmişimizi silemediler. Enjekte edilen batı kompleksi aşısı bir kesimde başarılı olsa da yeterli olmadı. En büyük eksiğimiz topluma yeni dönemi anlatma konusunda. Toplumumuzun en büyük hastalığı siyasi okumalar ve bunu kaşıyan siyasetçiler. Bu hastalık nedeni ile devlet ile siyaseti ayırmayı unutuyoruz.
Siyaset ve siyasetçi bir dönemin ürünüdür.
Israrla yazıyorum " Devlet Ebed Müddettir." Bırakın kısır siyaseti büyük resme bakın. Ekonomik sıkıntılar bu ülkede hep oldu yeni değil. Devlet büyüdükçe ekonomi de büyüyecektir. Günceli geçin biraz geleceğe bakın. 2023, 2053, 2071 hedefleri siyasetin değil devletin hedefleridir. Bu hedeflerin iki tanesinde bu siyasetçilerin hiçbiri olmayacak. Ama emin olun bu millet ve devleti hep var ve güçlü olacak. En azından Cumhuriyet tarihini doğru okuyun. Nereden başladık, nereye geldik ve nereye gidiyoruz görürsünüz. Bu devlet varlık üzere kurulmadı, bugünü anlamak için düne iyi bakın. Hiç değilse ara sıra siyasi gözlüğünüzü çıkarın, emin olun size iyi gelecek...