Kocaeli, Türkiye’nin üretim üssü. Sanayinin kalbi burada atıyor, istihdam burada şekilleniyor, yerel ekonomi burada büyüyor. Ancak son dönemde Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin yüksek bütçeli ihalelerinde uygulamaya aldığı “puanlama sistemi”, bu dengeleri tartışmaya açmış durumda.
Eskiden kamu ihalelerinde temel ölçüt belliydi: En düşük teklifi veren kazanır. Bu yaklaşım, kamu kaynaklarının daha verimli kullanılmasını sağlarken, yerel firmalara da rekabet avantajı sunuyordu. Bugün ise tablo değişmiş görünüyor.
Yeni sistemde artık sadece fiyat konuşmuyor. İş deneyimi, ciro, makine parkı, öz kaynak gibi kriterler devreye giriyor. Kağıt üzerinde bakıldığında bu yaklaşımın amacı açık: işi en güçlü ve en donanımlı firmaya vermek. Ancak sahadaki yansıma, iddialara göre oldukça farklı.
Yerel müteahhitlerin dile getirdiği en büyük sorun şu:
“En düşük teklifi versek bile kazanamıyoruz.”
Çünkü sistemde fiyatın ağırlığı sınırlı. Örneğin toplam puanın yüzde 70’i fiyat, kalan yüzde 30’u teknik yeterlilikten oluşuyor. Bu da şu sonucu doğuruyor:
Yerel firma daha düşük teklif veriyor ama teknik puanı düşük kalıyor.
Büyük, ulusal firma daha yüksek fiyat sunuyor ama teknik puanla öne geçiyor.
Sonuç?
İş, daha pahalı teklife gidiyor.
Burada asıl sorulması gereken soru şu:
Kamu gerçekten daha mı verimli harcama yapıyor, yoksa sistem farklı bir denge mi kuruyor?
Yerel firmalar açısından mesele sadece bir ihale kaybı değil. Bu durum, doğrudan şehir ekonomisini ilgilendiriyor. Çünkü Kocaeli’de kazanılan bir ihale, yine Kocaeli’de kalıyor. İstihdam burada sağlanıyor, para burada dönüyor. Ancak iş dışarıdan bir firmaya verildiğinde, bu ekonomik döngü kırılıyor.
Elbette kamu ihalelerinde kalite ve teknik yeterlilik önemli. Kimse işin ehline verilmesine karşı değil. Ancak bu noktada denge kritik. Eğer sistem, yerel firmaların rekabet şansını tamamen ortadan kaldırıyorsa, burada yapısal bir sorun olduğu açıktır.
Bir diğer önemli konu ise şeffaflık.
Puanlama kriterleri ne kadar objektif?
Her firma için eşit mi uygulanıyor?
Yoksa bazı kriterler fiilen belirli büyüklükteki firmaları mı avantajlı hale getiriyor?
Bu soruların net yanıt bulması gerekiyor.
Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın’ın, yerel ekonomiyle kurduğu yakın ilişki biliniyor. Bu nedenle kamuoyunda oluşan bu tartışmanın belediye yönetimi tarafından dikkatle ele alınması bekleniyor. Zira mesele sadece bir ihale yöntemi değil, doğrudan Kocaeli’nin ekonomik geleceğiyle ilgili.
Sonuç olarak;
Puanlama sistemi kağıt üzerinde doğru bir model olabilir. Ancak uygulamada yerel firmaları sistem dışına itiyorsa, yeniden değerlendirilmesi kaçınılmazdır.
Kocaeli gibi üretim gücü yüksek bir şehirde, yerel firmaların yarışın dışında kalması değil, tam merkezinde olması gerekir.