Gözümü açtığımdan beri Ülkücü camianın içindeyim. Türk milliyetçiliği benim için sadece oy verdiğim bir parti değil, hayatın tam merkezidir. Ancak son zamanlarda memleketim Kocaeli'de partimizin düşürüldüğü hallere şahit oldukça kahroluyorum. MHP'nin bu devasa şehirde adeta bir "yapboz tahtasına" çevrilmesini kabullenmek inanın çok güç.

Siyasette nöbet değişimleri elbette olağandır, buna kimsenin itirazı yok. Fakat bizim şehrimizde olan bitenler artık mantık sınırlarını aşıyor. Daha atanan il başkanının koltuğu ısınmadan, çalışma masası bile düzenlenmeden birkaç ay içinde görevden alınıyor. İşin en acı tarafı ise, bir il başkanı değiştiğinde koskoca 12 ilçe başkanının da bir gecede kapının önüne konmasıdır.

Alın Terine Vefasızlık

Yakın zamanda Gebze'de yaşananlar bu anlamsız döngünün en net özetidir. Aylar önce Dursun Daştan'a "gel aday ol" diye adeta ısrar edildi. Bu insanlar ekipleriyle beraber aylarca sahada ter döktü, binlerce vatandaşın elini sıktı. Ancak çalışmalar tam meyvesini verecekken aniden bir telefonla "görevden ayrıl" talimatı gönderildi. Bu emeğe kıymak, bu motivasyonu yerle bir etmek hangi siyasi akla sığar?

İzmit’te Esnafla "Can Kan" Olan İsmi Nasıl Harcadınız?

Hele bir de İzmit ilçemiz var ki, akıl alır gibi değil. MHP İzmit İlçe Başkanı İlker Kazan’a reva görülenleri vicdan terazisinde nereye koyacağız? Bu şehirde esnafın derdiyle dertlenen, sokağın nabzını tutan, vatandaşa adeta "can kan" olan onun gibi kaç isim sayabilirsiniz? Teşkilatçılık anlamında, o koltuktan kaldırılacak en son, hatta belki de tek adamdı İlker Kazan.

Fakat ne oldu? Sokakta sahici bir karşılığı olan, halkın ve esnafın gönlüne giren bu ismi de o anlamsız değişim fırtınasında bir çırpıda harcadılar. Sahada ter dökenin, vatandaşla bütünleşenin cezalandırıldığı, liyakatin hiçe sayıldığı bir sistem kurdular.

Tüm bu kaosun merkezinde ise Milletvekilimiz Sayın Saffet Sancaklı'nın tutumu var. İkameti İstanbul'da olan, kentle bağını sadece sandık ufukta göründüğünde hatırlayan bir ismin, Kocaeli üzerinde bu kadar pervasızca tasarrufta bulunmasına neden müsaade ediliyor? Açıkçası, "Nasıl olsa ittifak sayesinde, AK Parti'nin de rüzgarıyla seçiliyoruz" kolaycılığına kaçıldığını görüyoruz. Ancak bu rehavet hem kendi seçmenimize büyük bir saygısızlık hem de ittifak ortağımıza ciddi bir zarardır. Sürekli vitrin değiştirerek insanlara güven veremezsiniz.

Sandık Geldiğinde Ne Diyeceğiz?

Kurumların bir hafızası, devletin bir ciddiyeti olur. Kocaeli'deki mülki amirler bile sürekli değişen yöneticilerle muhatap olmaktan, sil baştan ilişki kurmaktan yoruldu.

Yarın seçim dönemi geldiğinde vatandaşın karşısına hangi yüzle çıkıp "bize oy verin, bizde istikrar ve güven var" diyeceğiz? Kendi içinde dahi huzuru ve düzeni sağlayamayan bir yapıya millet neden inansın? Açıkça uyarıyorum; bu kırgınlıklar tamir edilmezse, yaklaşan ilk seçimde birçok dava arkadaşımız sandık başında tepkisini çok sert gösterecektir.

Saygıdeğer Genel Başkanımız Sayın Devlet Bahçeli'nin, Kocaeli'deki bu liyakatsizliğe ve karmaşaya derhal el atmasını bekliyoruz.

Hatta geldiğimiz şu noktada içimizden geçen acı gerçek şudur: Sayın Genel Başkanımız Kocaeli teşkilatının kapısına tamamen kilit vursa, inanın hepimiz bu erimeyi çaresizce izlemekten kurtulur, derin bir nefes alırız!